2025 Emtia Piyasasında Grafikleri Şekillendiren Temalar ve 2026 İçin Tahminler

Geçtiğimiz yıl emtia piyasasında genel bir yükseliş eğilimi hakim oldu. Fed’in faiz indirimi sürecinin sürmesi ve bu sürecin 2026’da da devam edeceğine yönelik beklentiler, küresel büyüme öngörülerinin yukarı yönlü revize edilmesiyle birleşince arz odaklı endişeler ve jeopolitik riskler emtia fiyatlarını destekledi.




2025 yılının değerli metaller açısından rekorlar yılı olmasıyla dikkat çekerken, ons başına altın yaklaşık %64,2, gümüş %146, platin %126,8 ve paladyum %74,6 değer kazandı. Altın ve gümüş için yeni tarihsel zirveler görülürken, ons başına altının 4.549,94 dolara, gümüşün 84 dolara, platinin 2.489,2 dolara ve paladyumun 1.987,45 dolara ulaştığı bildirildi. Faiz indirimi beklentisi, kıymetli metalleri destekleyen temel unsurlar arasında yer alırken, jeopolitik riskler özellikle altın ve gümüş fiyatlarını yukarı taşıdı.

Gümüşün endüstriyel talebi de belirgin şekilde güçlü kaldı; güneş enerjisi, elektronik ve elektrikli araçlar gibi sektörlerden gelen talep, endüstriyel kullanım açısından önemli bir destek oluşturdu. Ayrıca dünya genelinde gümüş kıtlığı endişelerinin artması da fiyatları yükseltti. Çin talebinin etkisi platin ve paladyum üzerinde belirleyici oldu; Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu’nun platin ve paladyum için vadeli işlem ve opsiyon kayıtlarını onaylaması bu ürünlerin fiyat hareketlerini yönlendirdi. Arz sıkıntıları da bu metallerin yukarı yönlü hareketlerinde etkili oldu.

2025 baz metalleri için de bir rallı yıl olarak kaydedildi; küresel büyüme tahminleri yukarı yönlü revize edildi ve Çin talebinin sürmesiyle temel metaller desteklendi. Tezgah üstü piyasalarda libre bazında bakır %41,9, alüminyum %17,2, kurşun %2,6, nikel %8,7 ve çinko %4,4 arttı. Bakır fiyatları, Trump’ın ithalatına ilişkin söylemleri ve arz endişeleriyle öne çıktı. Yılın başında 3,99 dolar olan libre bakır fiyatı, temmuzde 5,92 dolara kadar yükseldi ve Grasberg madeninin arzı da bu hareketi etkiledi. Gramsberg, dünya bakır arzının yaklaşık %3,2’sini oluşturarak üretimin %70’inden fazlasını karşılıyor. Yeşil dönüşümün artan talebi de alüminyum fiyatlarını destekledi.

Enerji grubunda yön arayışları belirgin oldu; Brent petrol yıllık bazda %18,5 azaldı, doğal gaz ise MM Btu başına fiyatlarda yaklaşık %2,1 artış kaydetti. OPEC+’in üretim kesintilerini kademeli gevşetme yönündeki adımları ve ticaret gerilimlerinin büyümeyi baskılayabileceğine ilişkin kaygılar, Brent fiyatlarının düşmesini etkiledi. Doğal gaz, kış mevsiminin getirdiği arz güvenliği endişeleriyle kuzey bölgelerinde yükseldi ve küresel LNG talebinin yeniden canlanması fiyat artışlarını destekledi.

Tarım grubunda kahve ve soya fasulyesi olumlu ayrıştı; buğday, mısır ve pirinç fiyatları geriledi. Kahve yıllık bazda güçlü bir yükseliş kaydederken, kahvenin libre fiyatı 4,3795 dolarla tarihi zirveyi gördü. Şeker ve pamukta ise global talep baskıları ve tarım politikaları etkili oldu; kakaonun tüm zamanların en hızlı yıllık düşüşünü kaydetti. Çiftçi talebi ve stoklar ile beraber artan kahve arz endişeleri fiyatları destekledi.

2026 için dinlenme yılı öngörüleri ağırlık kazanıyor; uzmanlar, kıymetli metallerin şu anda güçlü performansını korurken 2026’da daha dengeli bir tablo bekliyor. ABD ekonomisine yönelik riskler ve merkez bankalarının adımları, kıymetli metalleri yönlendirmeye devam ederken endüstriyel metal talebinin göreceli olarak daha sağlam bir performans sergilemesi bekleniyor. Nadir metallerin savunma sanayi yatırımlarından güç bulması da dikkat çekici bir noktadır. Uzmanlar ayrıca tarım grubunda daha sakin bir yıl öngörüyor.