2025 Türkiye Fon Piyasasında Kıymetli Madenler ve Para Piyasası Etkileri: Getiri, Beklentiler ve Piyasa Dinamikleri

Geçtiğimiz yıl yatırımcı ilgisinin sürdüğü Türkiye fon piyasasında, Kıymetli Maden Fonları, Fon Sepeti Fonları, Katılım Fonları, Para Piyasası Fonları, Karma Fonlar, Serbest Fonlar, Borçlanma Araçları Fonları ve Değişken Fonlar ön plana çıktı ve enflasyonun üzerinde getiriler elde etti. 2025 yılı, çeşitlilik ve girişlerin arttığı bir döneme işaret ediyor; yatırımcılar artık sadece tasarruf aracı olarak değil, kapsamlı portföy seçenekleri üzerinden hareket ediyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından beklenen faiz indirimleri ile enflasyondaki yavaşlama arasında bir uyum görüldü. Bu süreçte 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) gerilemesi TL varlıklara olan talebi güçlendirdi. Aralık ayında enflasyon %0,89 seviyesinde gerçekleşerek beklentilerin altında kaldı ve yıllık enflasyon %30,89 ile 49 ayın en düşük seviyesine indi.

ALTIN ve GÜMÜŞÜN Yükselişi sayesinde kıymetli madenler yatırımlarda öne çıktı. AA verilerine göre 2025 getirileri incelendiğinde, Kıymetli Maden Fonları %97,94 ile listenin başında yer aldı; onları %75,77 ile Fon Sepeti Fonları ve %69,99 ile Katılım Fonları takip etti. Likidite odaklı yatırımcılar için Para Piyasası Fonları %53,19 ortalama getiriyle ikinci sırada, ardından Karma Fonlar %45,85, Serbest Fonlar %43,98 ve Borçlanma Araçları Fonları %42,54 geldi. Değişken Fonlar %39,46 ve Hisse Senedi Fonları %26,95 ile daha sınırlı kazançlar kaydetti.

Analistlerin görüşüne göre, 2025’in güvenli liman talebi ve jeopolitik riskler, altın ve gümüşün yükselişini destekledi. Pusula Portföy Yönetimi AŞ Genel Müdürü Ayşe Seher Aydın, kıymetli madenlerin bu dönemde tüm yatırım araçları arasında öne çıktığını belirtti. Altının yıl boyunca yaklaşık %64 getiriyle güçlü bir performans sergilediğini vurgularken, gümüşün ise arz ve endüstriyel talep nedeniyle rekor seviyeler gördüğünü ifade etti. Aydın, güvenli liman tercihinin ve yüksek getiriden faydalanma beklentisinin bu alımları güçlendirdiğini söyledi.

FAİZ İNDİRİMİ ile ilgili olarak Aydın, enflasyonun düşüş eğilimini sürdürmesi ve ekonomik normalleşme sinyallerinin güçlenmesiyle yatırımcıların reel getirisi yüksek araçlara yönelmesini beklediğini kaydetti. Bu durumda para piyasası fonları cazibesini kaybedebilir ve hisse senedi fonları öne çıkabilir. Finansman maliyetlerindeki düşüşün, şirket karlılıklarını güçlendireceği ve kredi derecelendirme kurumlarının olası not veya görünüm iyileştirmeleriyle hisse fonlarının performansının artacağı öngörüsünde bulundu. Ayrıca Kıymetli Maden Fonlarının geçtiğimiz yılki performansını sürdürmesi beklenirken, 2026 yılını TL cinsi varlıklara yönelik talebin korunacağı bir yıl olarak öngören görüşler sürüyor. TCMB’nin enflasyondaki düşüşle uyumlu şekilde yıl sonunda faizleri kademeli olarak %28–30 bandına indirmesi halinde pozitif reel faiz ortamı devam eder ve TL’nin carry trade cazibesi korunur. Bu senaryoda para piyasası fonlarının getiri seviyesi düşse de likidite avantajı nedeniyle tercih edilmeye devam edecektir.