ABD’den gelen sinyaller küresel piyasaları yukarı taşıyor: Gözler enflasyon rakamlarında
Küresel piyasalar, Fed’in faiz indirimine ilişkin beklentilerin güçlenmesi, ABD’nin ticarette daha geniş bir iş birliği kuracağı yönündeki umutlar ve bazı teknolojik firmaların planlanan tarifelerden muaf tutulabileceğine dair ifadelerle olumlu bir seyir izliyor. Ancak gözler, gelecek hafta açıklanacak ABD enflasyon verisine çevrili durumda. Dünya genelinde tarifelerle ilgili adımlar, piyasalarda oynaklığı artıran başlıca etkenler arasından yer almaya devam etti.
Geçen haftaya temkinli başlayan yatırımcılar, ABD’de istihdam verilerindeki önceki döneme göre zayıflığın yol açabileceği büyüme endişelerini geride bırakırken, Fed’in faiz indirimine dair sinyallerin güçlenmesiyle risk iştahını devreye aldı. Enflasyon verileriyle birlikte birçok makroekonomik gösterge yakından izlenirken, piyasa uzmanları TÜFE’nin temmuz ayı için aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 2,8 oranında artmasını bekliyor. Sapma olasılığı, varlık fiyatlarında dalgalanmayı tetikleyebilir.
Tüketici Beklentileri Anketi’nin sonuçları, tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisinin temmuzda yüzde 3,1’e çıktığını gösterdi. Paraya ilişkin piyasalar, Fed’in eylül toplantısında 25 baz puanlık bir faiz indiriminin ihtimal dahilinde göründüğünü belirtirken, yıl sonuna kadar bir indirimin daha yapılabileceği ihtimali ekim ve aralıkta artış gösteriyor.
ABD Başkanı Donald Trump, karşılıklılık esasına dayanan ve değişen oranlarda tarifelerin yürürlüğe girdiğini açıkladı. Ayrıca Rusya’dan petrol alımına yanıt olarak Hindistan’a ek gümrük vergisi uygulanması öngörülen kararnameyi imzaladı. Ancak, ABD’de bazı tarife muafiyetlerinin uygulanması konusunda gelen açıklamalar, yatırımcıların tedarik zinciri etkileri konusundaki endişelerini hafifletmiş görünüyor. Ayrıca Trump’ın Putin ile görüşme planları da gündemde yer alıyor; Kremlin ve ABD arasındaki temaslar yakın zamanda hayata geçirilebilecek bir diyalog ışığı taşıyor.
Bu süreçte Fed Başkanlığı için adı geçen isimler ve mevcut üyelerin konumları da dikkat çekiyor. Miran’ın Ekonomik Danışmanlar Konseyi Başkanlığı ve Fed Yönetim Kurulu üyeliği için aday gösterildiği, bu gelişmenin QE politikaları konusunda daha yumuşak bir duruş beklentisini tetiklediği ifade ediliyor. Atlanta, Minneapolis ve San Francisco gibi Fed bölgesel başkanlarının ise enflasyon ve istihdam dengeleri üzerinden savundukları perspektifler, aylık karar sürecinin yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor.
ABD tarafında 10 yıllık tahvil faizi geçen hafta yaklaşık %4,29’da tamamlandı. Emtia tarafında altını ons olarak 3.398 dolara, gümüşü 38,33 dolara taşıyan artışlar görüldü; Brent petrol de yaklaşık %5 değer kaybederek 65,8 dolara geriledi. Dolar endeksi ise faiz indirimi beklentileri nedeniyle haftayı %1’lik düşüşle 98,2 seviyesinde kapattı.
New York ve Avrupa Borsaları
New York borsası, hafta boyunca pozitif bir kapanış yaptı. S&P 500 %2,43, Nasdaq %3,73 ve Dow %1,35 değer kazandı. Intel hisseleri, üst yönetimle temaslar netleşince toparlanma yaşadı ve haftalık bazda yaklaşık %3,3 yükseldi. Apple ise 100 milyar dolarlık yeni yatırımlar ve dört yıl içinde toplam 600 milyar dolarlık yatırım planını duyurarak yükselişini ilerleyen günlerde de sürdürdü.
Avrupa’da ise borsalar olumlu bir hava sergiledi. BoE’nin politika faizini %3,75’ten %4’e indirdiği açıklaması ve bölgedeki büyüme verileri dikkat çekti. İsviçre’nin tarife görüşmeleri konusunda olumlu sonuç alamaması riskleri artırdı. Euro Bölgesi’nde haziran perakende satışları aylık %0,3 ve yıllık %3,1 artış gösterdi. Almanya’da ise fabrika siparişleri yıllık bazda %0,8 artarken, aylık olarak %1 azaldı. İngiltere tarafında FTSE 100 yatay bir seyir izlerken, Fransa CAC 40 %2,61, İtalya MIB 30 %4,21 ve Almanya DAX %3,08 yükseldi.
Gelecek hafta için Avrupa’da Zew beklenti endeksi, İngiltere’de ILO işsizlik oranı, Almanya’da enflasyon ve Euro Bölgesi’nde büyüme sanayi üretimi göstergeleri ön plana çıkıyor.
Asya ve Türkiye
Asya’da güven daha yüksek; Japonya ile ABD arasındaki anlaşma olasılığı bölge borsalarını destekledi. Japonya’da tarife görüşmeleriyle ilgili ilerleme sinyalleri, BoJ özetiyle birlikte ekonominin toparlanma sürecine işaret etti. Haziran’da Japonya’da hanehalkı harcamaları yıllık bazda %1,3 artış gösterdi; aylık bazda ise %5,2 daraldı. Çin’in Temmuz ayı ihracatı ise yıllık %7,2 artışla son bir yıldaki en hızlı yükseliş olarak kayda geçti.
Şanghay, Hang Seng, Kospi ve Nikkei endeksleri haftalık bazda sırasıyla %2,11, %1,43, %2,90 ve %2,50 değer kazandı. Çarşamba Japonya’da ÜFE, Cuma’da ise büyüme verileri açıklanacak; ayrıca Çin’de perakende satış verileri takip edilecek.
Türkiye tarafında ise BIST-100 endeksi haftayı %2,10 yükselişle 10.972,63 puandan kapattı. TCMB’nin yılın üçüncü enflasyon raporunu açıklayacağı haftada ödemeler dengesi verileri yakından izlenecek. AA Finans’ın Haziran Ödemeler Dengesi anketine göre cari açık için 1,0-2,6 milyar dolar aralığında bir öngörü bulunuyor. TÜİK verilerine göre temmuz enflasyonu aylık %2,06, Yİ-ÜFE %1,73 artış gösterdi. Dolar/TL ise haftayı 40,6670 seviyesinden kapattı. Gelecek hafta Sanayi üretimi, ödemeler dengesi, konut satışları, TCMB Enflasyon Raporu ve piyasa katılımcıları anketiyle bütçe dengesi verileri takip edilecekler.