Ağır Viral Enfeksiyonlar ve Covid Benzeri Şikayetlerde Güncel Kılavuz: Korunma ve Yönetim
Güncel dönemde grip benzeri şikayetler ve Covid’e benzer bulguların sık görüldüğü belirtiliyor. Özellikle bu şikayetlerin süresinin uzaması ve bazı hastalarda ağır seyretmesi kaygı yaratıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ergün Tozkoparan, bu konuyla ilgili önemli noktaları şöyle özetliyor:
Bu yıl viral enfeksiyonlar erken başladı Mevsimsel influenza genelde Aralık-Ocak aylarında kendini gösterirken, bu yıl ağustos ayının başlarından itibaren viral enfeksiyonlarda artış gözlendi. Risk grubundaki kişiler için hızlı test uygulaması ve gerektiğinde tedaviye erken başlanması öneriliyor.
Vakalarda artış 2-3 aydır sürüyor Yaz sonundan itibaren viral enfeksiyonlarda genel bir yükselme söz konusu. COVID-19 olma olasılığı yüksek görünse de ülkedeki yeni covid vakalarıyla ilgili güncel veriler sınırlı. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine bakıldığında son birkaç ay içinde vakalarda artış dikkat çekiyor; bu nedenle görülen viral enfeksiyonların da covid ihtimalini artırdığı değerlendiriliyor.
Ağır geçirme ihtimali kimlerde daha yüksek? DSM ve CDC verilerine göre Covid vakalarının çoğu risk gruplarında ağır seyrediyor. Riskli olmayanlarda durum genelde grip benzeri geçiş gösterebiliyor; 65 yaşın altındaki kişilerde, kronik kalp, akciğer veya böbrek hastalığı olmayanlarda da benzer tablo görülebilir. Ancak risk grubundakilerde ağır tablo, yoğun bakım ve entübasyon gerektirebilecek düzeyde görülebiliyor.
Eskiye göre süresi uzuyor mu? Son dönemdeki vakalarda akciğerlerde organize pnömoni gibi enfeksiyöz olmayan iltihap süreçleri de oluşabiliyor; kısa süreli kortizon tedavisiyle iyileşebiliyor. Genel olarak yeni vakalarda belirgin bir uzun sürü kanıtı bulunmuyor; ancak alerji veya sigara kullanımı olanlarda şikayetlerin daha uzun sürebildiğini söylemek mümkün.
En sık karşılaşılan şikayetler Bugün karşılaşılan viral enfeksiyonlar çoğunlukla ateş, boğaz Ağrısı, kas-iskelet ağrıları ve öksürükle kendini gösteriyor. Bazen bakteriyel enfeksiyonlar da eklenerek öksürük ve balgamla tablo ağırlaşabiliyor.
Tedavi yaklaşımı nasıl belirlenir? Tanı, genelde görüntüleme ve klinik bulgularla konulur. Ateş ve nefes darlığı gibi yakınlar varsa tedaviye erken yönlendirme faydalı olabilir. Kortizon kullanımının erken başlanması hastalığın seyrini olumlu etkileyebiliyor. Tedavi süresince yakın izlem ve olası komplikasyonlara karşı dikkatli olunması önemli.
En etkili korunma yolu: Aşı Özellikle risk grubundaki kişiler için aşılar büyük önem taşıyor. Bu mevsimde influenza aşısı yaptırılması önerilirken, riskli kişiler ve bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar covid aşılarını da güncel tutmalı. Aşılar bağışıklık sistemini güçlendirerek ağır geçirilme riskini azaltır. Yaşlılar, kronik hastalıklar olanlar ve sağlık çalışanları öncelikli gruplar arasındadır. Aşı sonrası ufak yan etkiler genellikle kısa sürer ve ciddi risk oluşturmaz. Pandemi dönemine göre covid vakalarında hastane ve yoğun bakım yatışlarında belirgin azalma kaydediliyor; mevcut covid aşılarının bu yönde etkisi gözlemlenmektedir.
Viraller için beslenme ve yaşam tarzı önerileri Protein kaynakları olarak tavuk, balık, yumurta ve baklagillerin tüketimi bağışıklık hücrelerinin yapısını destekler. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için bağırsak sağlığına odaklanmak gerekir: Yoğurt, kefir ve peynir probiyotik sağlar; yulaf, muz ve soğan prebiyotiklerle kaynaşır. Sağlıklı yağlar (zeytinyağı, avokado, ceviz) E vitamini ve Omega-3 ile direnci artırır. Her öğünde çeşitli renklerde sebze ve meyve tüketimi, özellikle C ve A vitaminleri ile antioksidanlar açısından zengin seçeneklere yer verilmesini önerir. Günde 2–2,5 litre su içmek mukozaları nemli tutar ve toksinlerin atılmasına yardımcı olur. D vitamini, çinko veya demir eksikliği varsa doktor önerisiyle takviye alınabilir; bununla birlikte aşırı şekerli, tuzlu ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak, sigara ve alkol tüketimini sınırlandırmak faydalıdır. Düzenli egzersiz ve yeterli uyku da bağışıklığın güçlenmesine katkı sağlar.
Pandemi tecrübelerinden aldığımız kuralları unutmayın Maske kullanımı hâlâ önemli bir önlem olarak değerlendiriliyor. Kalabalık ortamlarda ve risk grubundaki kişilerin korunması açısından maske takılması önerilir. Hasta olanların riskli gruplarla temasını engellemesi, el hijyenine dikkat edilmesi ve enfeksiyonun yayılmasını engellemeye yönelik önlemlerede önemlidir. Kapalı ve havasız ortamlardan kaçınılmalı; toplu taşıma, alışveriş merkezleri ve sağlık kurumlarında maske kullanımı desteklenmelidir. Ayrıca belirtiler gösteren kişilerin dinlenmesi ve toplumdan izole olması gerekliliğini de unutmamak gerekir.