Artan Gıda Fiyatları ve Pazar Heryerine Yansıyan Zorluklar
Artvin Ardanuç’taki pazarları ziyaret eden emekli vatandaşlar, hayat pahalılığının günlük alışverişe yansımasını sıkça konuşuyor. Pazarda dolaşan ama alışveriş yapamayan birçok kişi, fiyatların yükselmesi karşısında adeta bocalıyor. Bir vatandaş, “Bir şeye bakıp geçiyoruz; maydanoz ve limon gibi temel ihtiyaçlar için bile bütçe zorlanıyor” diyerek tepkisini dile getiriyor. Domatesin kilosunun yüksek olması ise tepkilerin ortak noktası haline geliyor. Alım gücü giderek eriyor ve emeklilerin bütçeleri, temel ihtiyaçlar için bile yetersiz duruma düşüyor. Kimi konuşmalar ise ekonomik sıkıntının en açıktan hissedildiği anları yansıtıyor: “40 yıl devlet için çalıştım, emekli maaşım 23 bin lira. Pazarda gezmekten öteye geçemiyoruz; nasıl çıkacağız alım gücüyle?” Kurban Bayramı için gerekli bütçe ise yine büyük bir endişe konusu olarak ortaya çıkıyor; ailenin çoğunun geleceği düşünüldüğünde yaklaşık 40 bin lira gerektiği söyleniyor ve bu, pek çok kişi için erişilemez görünüyor.
Satışlarda belirgin düşüş Şehrin pazarıyla ilgili görünen tablo, müşterilerin temel ihtiyaçlara yöneldiğini ve kıyafet gibi ürünlerin satışında çok az hareket olduğuna işaret ediyor. Esnaf da benzer bir tablo çiziyor: “İnsanlar çok temel ürünler için geliyor; satışlar ise çok zayıf.” Ardından Van’daki sakatatçı pazarı da benzer bir sessizliğe bürünüyor; etik ve sakatat artık talep edilmiyor, işler yavaşlıyor. Halit Gezer, “Etin kilosu bin lira, yevmiyeye yakın tutar” diyerek tüketicinin et ve sakatattan vazgeçmek zorunda kaldığını anlatıyor. Açlık sınırı meselesi ise asgari ücret üzerinden daha da dramatikleşiyor: Nisan 2026 raporuna göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 36 bin 313 liraya yükseldi; bu, asgari ücreti 8 bin 238 lira aşıyor ve yoksulluk sınırını da önemli ölçüde yukarı taşıyor. En pahalı harcama kalemleri ise et, balık ve yumurta olarak kayda geçiyor.
Satışlarda belirgin düşüş Şehrin pazarıyla ilgili görünen tablo, müşterilerin temel ihtiyaçlara yöneldiğini ve kıyafet gibi ürünlerin satışında çok az hareket olduğuna işaret ediyor. Esnaf da benzer bir tablo çiziyor: “İnsanlar çok temel ürünler için geliyor; satışlar ise çok zayıf.” Ardından Van’daki sakatatçı pazarı da benzer bir sessizliğe bürünüyor; etik ve sakatat artık talep edilmiyor, işler yavaşlıyor. Halit Gezer, “Etin kilosu bin lira, yevmiyeye yakın tutar” diyerek tüketicinin et ve sakatattan vazgeçmek zorunda kaldığını anlatıyor. Açlık sınırı meselesi ise asgari ücret üzerinden daha da dramatikleşiyor: Nisan 2026 raporuna göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 36 bin 313 liraya yükseldi; bu, asgari ücreti 8 bin 238 lira aşıyor ve yoksulluk sınırını da önemli ölçüde yukarı taşıyor. En pahalı harcama kalemleri ise et, balık ve yumurta olarak kayda geçiyor.