Aşırı Düşünme ve Zihin Yolculuğu: Belirtileri ve Çözüm Yolları

Aşırı Düşünme ve Zihin Yolculuğu



Bir ya da birden fazla konu üzerinde derinlemesine düşünme eğiliminin insanları düşündürdüğünü belirten Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, düşünceler üzerine düşünme yetisinin (metakognisyon) insanları diğer canlılardan ayıran önemli bir özellik olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Kırıkkanat, “Düşünceler üzerinde düşünmenin sınırlarını bilememek, bireyi aşırı düşünme tuzağına düşürebilir” şeklinde konuştu. "Aşırı düşünme, tehlikeli, işlevsel ve sağlıklı olmayan bir düşünme alışkanlığıdır. Düşüncelerin içeriğiyle tükenme halidir" diyen Kırıkkanat, “Aşırı düşünme, eyleme dönüştürmek yerine bir düşünce üzerinde saatlerce zaman harcamayı da kapsar. Bu durum, karar verme ve harekete geçme süreçlerini zorlaştırır. Problemi gereğinden fazla önemseyerek düşünmek aşırı düşünmenin bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.

Kontrol Etme Arzusu

Doç. Dr. Kırıkkanat, insanların sıkça takılıp kaldıkları noktaları şu şekilde sıraladı:

Aşırı Düşünmenin Sorunları

Doç. Dr. Kırıkkanat, aşırı düşünmenin yol açtığı sorunları şu şekilde özetledi:

Aşırı Düşünmeden Kurtulmanın Yolları



Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, aşırı düşünmeden kurtulmanın yollarını 6 adımda şöyle sıraladı:

1. Düşüncelerinizi Fark Edin:

Düşünceler üzerine farkındalık, aşırı düşünme alışkanlığını azaltmanın ilk basamağını oluşturur. Hangi düşüncelerin, ne zaman ve nerede oluştuğunu gözlemlemek önemlidir. Bilinçli farkındalık egzersizleri ile şu an ne düşündüğünüzü, bu düşüncenin size ne hissettirdiğini ve hangi tür davranışlara yol açtığını gözlemleme fırsatı bulabilirsiniz. 'Bu düşünceler, gerçek mi? Şu an yaşanılan problem, benim yetilerimle kontrol edebileceğim bir konu mu?', 'Şu anı geçmişin deneyimleriyle mi yoksa geleceğin kaygılarıyla mı karşılıyorum?' gibi sorular, yaşanan süreci gözlemleme ve tarif etme konusunda yardımcı olabilir. Bilinçli farkındalık egzersizleri ile kendinizle olan iletişiminizi güçlendirebilirsiniz.

2. Yapabileceklerinize Odaklanın:

Güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerinizi tespit edin. Zihin, problemler için sorduğu sorulara yanıt ararken benliğinize dair farkındalığınız ve bilginiz (self-knowledge) yapabileceklerinize yönelmenizi sağlar. Bu farkındalık, her şeyi çözebilmenin mümkün olmadığını hatırlatır.

3. Düşünme Hataları Üzerine Çalışın:

'Zihnin söylediklerinin gerçeklik payı var mı? Bu düşüncelerin bir faydası var mı? Zararları neler? Bu duruma başka bir açıklama getirebilir miyim?' gibi sorular, düşüncelerin yalnızca düşünce olduğuna dair farkındalığı artırır. 'Ya daha kötü olursa?' gibi felaketleştirici senaryolar, 'Geçen sınavda yapamadım, şimdi de yapamam' gibi aşırı genellemeler, 'Kusursuz olmalıyım. Olamazsam biterim' gibi ya hep ya hiç düşünme hataları üzerinde çalışma ve alternatif rasyonel düşünme biçimleri geliştirme, aşırı düşünme alışkanlığını azaltabilir.

4. Dikkat Dağıtıcı Egzersizler Yapın:

Düşüncelerden kurtulmak veya bastırmak yerine, dikkat dağıtıcı egzersizlere yönelmek faydalı olabilir. Bunlar arasında bireyin hoşuna giden aktivitelere/hobilere yönelmesi, etrafındaki bir nesneyi 5 duyu organıyla tanımlamaya çalışması ve hoşuna giden bir yeri hayal edip o hayali 5 duyu organıyla deneyimlemesi gibi egzersizler destekleyici rol oynar. Kurtulmak yerine önce gözlemleme, tanıma ve düşüncenin yarattığı duyguyu kabullenmek (Bu bir kaygı, bu bir öfke gibi) aşırı düşünme ile başa çıkmada önemli bir aşamadır.

5. Kusursuz Olmadığınızı Kabullenin:

Hataya açık olmak ve tüm olasılıkları kabullenmek, psikolojik esnekliği artırır. Hayatın her alanını kontrol etmenin mümkün olmadığını kabul etmek, belirsizliğe karşı tahammülü artırır. Kendimizi suçlamadan hata yaptığımızda kendimizi affedebilmek, aşırı düşünme girdabına düşmemizi engelleyebilir.

6. Destekleyici Bir Çevreye Sahip Olun:

Duygular ve düşünceler bulaşıcı olduğundan, çevremizdeki insanların kaygılı ve olumsuz sözleri beynimizde gerçeklik olarak algılanabilir. Bu bağlamda, aşırı düşünme eğilimini tetikleyebilecek kişilerle olan ilişkileri sınırlı tutmak faydalı olabilir.