
Emtia piyasasında, bakır fiyatlarında gerçekleşen keskin dalgalanmalar, bakırın özellikle ABD ekonomisi için petrolün önüne geçebileceği öngörülerini yeniden gündeme getiriyor. Ancak, petrolün geniş kullanım alanı göz önüne alındığında bu öngörülerin tartışmalı olduğu görülüyor. ABD’nin bakır ithalatına yönelik tarife tehdidi, bakır fiyatlarının rekor seviyelere yükselmesine katkıda bulundu. Tarife tehditleri yanı sıra, özellikle Çin’in artan bakır talebi ve küresel ölçekte bu ürünün arzındaki sıkıntılar, fiyatların zirveye ulaşmasına yol açtı.
Çin’deki emlak piyasasındaki zorluklara rağmen, elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji alanlarındaki faaliyetlerin devam etmesi, bakıra olan talebi artırıyor. Analistler, bakırın birçok sektörde kritik bir ürün olduğunu vurgularken, ABD Başkanı Donald Trump’ın endüstriyel bakır ithalatını ulusal güvenlik açısından bir risk olarak değerlendirmesiyle birlikte bu ürünün öneminin daha da arttığını ifade ediyor. Bakır, küresel ekonomik aktivitede önemli bir rol oynarken, enerji üretimi, iletimi ve depolanması açısından da kritik bir bileşen olarak öne çıkıyor. Ayrıca, bakır, veri paylaşımında da önemli bir unsur olarak kabul ediliyor. Geçtiğimiz yıllarda, bakırın libresi 5,33 dolarla tarihi zirvesini test etti. Önceki yıllarda yaşanan sert hareketler, bakırın petrolün yerini alabileceği yönündeki öngörülere neden olmuştu.
Bakırın, özellikle ABD ekonomisinde petrolün yerini alana kadar, bu öngörüler karşısında petrolün hala önemli bir kullanım alanına sahip olduğu ve küresel ekonomideki rolünün göz ardı edilemeyeceği tahmin ediliyor. Petrol, ulaşım, hanelerin ısınması, fabrikaların enerji ihtiyacı ve tarım gibi çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında ülkeler yeşil enerji üretimine yönelik çalışmalara ağırlık vermiş olsa da, bu durum petrolün öneminde kayda değer bir azalma sağlamamıştır. Elektrikli araçların yaygınlaşmasına rağmen, fosil yakıtlarla çalışan araçların yerini tamamen alması şu an için mümkün görünmüyor.
Analistler, ABD Başkanı Donald Trump’ın fosil yakıt üretimini artırmaya yönelik politikalarının etkilerini dikkatle izlemektedir. Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, “Bakırın önemli bir hale geleceği doğru. Özellikle son dönemde bakır talebinin arttığını gözlemliyoruz. Küresel talepteki artışın en büyük sebebi, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlara olan talebin yükselmesidir.” dedi. Ergezen, bu iki sektörde özellikle Çin’de önemli bir büyüme yaşandığını vurgulayarak, “Çin, elektrikli araç üretiminde dünyada etkin bir konumda.” ifadesinde bulundu. Bakır talebindeki artışın devam edeceğini belirten Ergezen, “Bakır, giderek daha ön plana çıkan bir emtia haline geliyor. Ancak petrolün yerini alıp almayacağı konusunda henüz çok erken.” değerlendirmesinde bulundu.
Ergezen, ABD Başkanı Donald Trump’ın otomotiv sektörüne yönelik yüzde 25’lik gümrük vergisi uygulama kararının, fosil yakıt kullanan otomobillerin daha fazla gündeme gelmesine neden olabileceğini ifade etti. ABD’de elektrikli otomobil talepleri bulunsa da, bu araçların çoğunluğunun dışarıdan ithal edilen araçlar olduğunu belirten Ergezen, “Bu talebin azalacağını söyleyebiliriz. Geleneksel araçlardaki talebin ise artmasını bekliyoruz.” dedi.
ABD’de paladyum ve platin gibi otomotiv sektöründe kullanılan, ancak fosil yakıtlara dayalı hammadde olan ürünlerin öne çıkması muhtemel. Ergezen, “Otomotiv sektöründe ilave vergilerin ekonomileri yavaşlatma etkisi olabilir. ABD’de talebin artması, ABD ekonomisini destekleyebilir, fakat küresel ekonomi açısından bazı sıkıntılara yol açabilir.” diye ekledi. Trump’ın uyguladığı vergilerin ve kısıtlamaların, dünya ticaretini yavaşlatma etkisinin birçok emtiada görülebileceğini ifade eden Ergezen, kıymetli metaller ve petrol dahil bu etkilerin hissedileceğini sözlerine ekledi.