Barselona’da Aşırı Turizm ve Kiralık Ev Krizi: Halkın Gözüyle 2028 Yasak Planı

Barselona, turist yoğunluğunun yarattığı baskıyla mücadele eden bir şehir olarak karşımıza çıkıyor. Şehrin kalabalıklaşması ve kiraların hızla yükselmesi, yerel halkı huzursuz ediyor; sokaklar ve mahalleler artık sadece gezginlerin uğrak noktası haline gelmiş durumda. Özellikle Park Güell çevresindeki yaşam alanları, artan konut talebi nedeniyle zorlaşırken, bazı bölgelerde uzun süreli ikamet için olanaklar da kısıtlanıyor.

Yerel halkın tepkisi yükseliyor; turistlerin etkisinin hissedildiği mahallelerde yazılan yazılar ve taşkın protestolar, şehrin kendine has dokusunu koruma arzusunu ortaya koyuyor. Eylemler, turistlere karşı güvenli olmayan bir atmosfer yaratabileceği endişesiyle tartışılıyor ve bu durum, şehir yönetimini ivedi çözümler üretmeye zorluyor.

Belediye Meclisi, kasım 2028’e kadar tüm kısa süreli konaklamaları yasaklama kararı alarak kritik bir adım attı. Plan, yaklaşık 10.000 kiralık evin yerel halk için uzun vadeli konut arayışına yönlendirilmesini ve konut krizin hafifletilmesini amaçlıyor. Bu karar, turizmin ekonomik faydaları ile yaşam kalitesini koruma çabası arasında denge kurma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bu süreçte odak noktalardan biri, aşırı turizme karşı oluşan kamuoyu ve bu kapsamda savunulan sorumlu turizm mesajlarının yaygınlaşması. Havalimanı genişletme projesi ise, aktivistlerin protestolarını tetikleyen konulardan biri olarak kalmaya devam ediyor. Şehrin bu dönüşüm süreci, dünya genelinde turizm ve yerel yaşam arasındaki denge sorununa yeni bir örnek teşkil ediyor.