Bella 1 Gemi İçin Uluslararası Çatışma İzleri ve Hukuki Savaşlar

Atlantik Okyanusu’nda devam eden gerilimde ABD’li yetkililer, Bella 1 tankeri üzerinde Rus bayrağıyla bir sonraki adımı atıldığını iddia ediyor. Mürettebatın ise Moskova’nın koruması altına girdiği yönünde bir savunması bulunuyor; geminin şu an boş olduğuna dair haberler gelmekte ancak durumun netleşmesi için diplomatik kanallar üzerinden ilerleyen süreç sürüyor.

Gemi, 21 Aralık civarında Venezuela kıyılarının yakınında durdurulmaya çalışıldıysa da rotasını tersine çevirerek açık denize doğru seyretti. Sahil Güvenliği, yaklaşık on günden uzun süredir gemiyi yaklaşık 800 metre mesafeden izlemeye devam ediyor ve bu gözlemler, olayın hukuki olarak nasıl çözüleceği konusunda belirsizlikleri artırıyor.

Washington, geminin hukuki statüsünü netleştirmek amacıyla diplomatik kanallara başvurdu ve ABD mahkeme kararıyla el koyma yetkisini kullanmayı hedefledi. El koyma gerekçesi olarak Bella 1’in İran petrolü taşıma geçmişi gösteriliyor; ancak Rus bayrağı altında kayıtlı olması, deniz hukuku açısından uygulamayı zorlaştırıyor. Deniz Hukuku Sözleşmesi, sahte bayrağın veya geçerli kaydın olmamasının belirli çıkışları mümkün kıldırsa da bu durum gerilimin diplomatik ölçeğe çıkmasına yol açıyor.

Rusya’nın resmi kayıt işlemine de ilişkin olası adımları, Bella 1’in resmi kayda geçirilmesi halinde ortaya çıkması muhtemel bir gerilimi tetikleyebilir. ABD Hazine Bakanlığı, 2024 yılında gemiyi Hizbullah, Yemen’deki Husiler ve İran Devrim Muhafızları adına İran petrolü taşımakla suçlayarak yaptırım listesine almıştı. Geminin sahibi olarak Türkiye merkezli Louis Marine Shipholding Enterprises gösteriliyor ve mürettebatın çoğunluğunun Rusya, Hindistan ve Ukrayna vatandaşları olduğu belirtiliyor.

Gemiyle ilgili kayıtlar, Hürmüz Boğazı çevresinde konum sinyallerinin kapatıldığına işaret ediyor; sonrasında sinyaller iki ay boyunca görünmez hale gelmiş ve boş gözüktüğü anlar da kaydedilmişti. Bu durum, yükün başka bir gemiye aktarılmış olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Bella 1’in aralık ayı başında Atlantik’e geçiş yaptığı ve Curaçao’yu hedef olarak bildirdiği, ardından 10 Aralık’ta ABD’nin başka bir tankere el koymasıyla rotasını aniden değiştirdiği belirtiliyor. Sinyal vericinin 17 Aralık’tan beri kapalı olması, yetkililerin kuzeybatı yönlü bir seyir ihtimalini İzlanda ya da Grönland’a işaret eden bir yönlendirme olarak yorumlamasına yol açıyor.

Günün öne çıkan açıklamaları arasında, ABD’nin Trump dönemiyle ilişkili yorumlar ve “Sonunda ele geçireceğiz” dizesiyle gündeme gelen ifadeler de bulunuyor; Florida’da gazetecilere verilen bu sözler, gerilimin siyasi bir boyut kazanmasına işaret ediyor. Şu an için, geminin akıbeti ve hangi devletin hangi noktada adım atacağı, uluslararası hukuk ve diplomatik görüşmelerin seyrine bağlı olarak şekilleniyor.