Bir Ülkenin Su Stratejisi: BAE’de Arıtma, Depolama ve Sürdürülebilirlik
Birleşik Arap Emirlikleri, lüks yaşam ve hızlı kentleşmenin ötesinde, su kaynaklarını güvence altına almak için çok katmanlı bir strateji izliyor. Ülkede kalıcı nehir veya doğal göl bulunmamasına rağmen, 9.5 milyonluk nüfusun su ihtiyacı kesintisiz karşılanıyor. Yağışlar sınırlı, buharlaşma ise giderek yüksek bir düzeyde seyrediyor ve bu durum uzun vadeli planlamayı zorunlu kılıyor.
Deniz suyunun arıtılması BAE’nin ana su kaynağı olarak öne çıkıyor. State of Energy Report 2015 verilerine göre ülkede yaklaşık 70 büyük arıtma tesisi bulunuyor ve toplam su ihtiyacının yaklaşık %40’ını karşılıyorlar. Bu sayede içme ve tarımsal su ihtiyacı da zarara uğratılmadan karşılanabiliyor.
Tek başına üretim paylaşımı Arıtılmış deniz suyu, günümüzün global su pazarında kilit rolde. Ülkede, dünyanın arıtılmış deniz suyu üretiminin yaklaşık %14’ü tek başına üretiliyor. Yükselen enerji maliyetleri ve çevresel baskılar, BAE’yi yenilenebilir enerjiye dayalı arıtma teknolojilerine yönlendirdi. Hala bazı bölgelerde binlerce yıllık yer altı suyu rezervleri mevcut olsa da, bu kaynakların hızla tükendiği bilimsel olarak vurgulanıyor.
Kaçınılmaz olarak atık suyun yeniden kullanımı öne çıkıyor. Tarım, peyzaj düzenlemeleri ve sanayi tesislerinde arıtılmış atık suyun yeniden değerlendirildiği bir sistem hayata geçirildi. Hedef, arıtılan atık suyun %95’ini güvenli biçimde yeniden kullanmak.
Geniş ölçekli depolama ve acil durum stokları Su güvenliği için ülkede büyük ölçekli depolama tesisleri kuruldu. Yetkililer ayrıca komşu bölgelerden su ithalatını da gündemde tutuyorlar, bu sayede kriz anlarında dışa bağımlılık esnek bir biçimde yönetilebiliyor. Kuru vadiler olan wadi’ler, yağışlı dönemlerde su toplama açısından önemli rol oynuyor; Hacer Dağları’ndan gelen yağmurlar yer altı akiferlerini besliyor ve tarım için kritik bir kaynak oluşturuyor.
2036 Su Güvenliği Stratejisi Uzun vadeli planlar, su kullanım verimliliğini artırmayı ve altyapıyı güçlendirmeyi hedefliyor. Enerji ve su yönetimini entegre eden program, ulaştırma, sanayi ve inşaat alanlarında %40’a varan verimlilik artışı öngörüyor.
Çölün içinde su modeli Uzmanlar, kıt kaynakların doğru yönetildiğinde nasıl değerli bir avantaj sağlayabileceğini BAE’nin örneğinde görüyor. İklim kriziyle birlikte su sıkıntısının artmasıyla birlikte bu model, kurak ülkeler için yol gösterici bir yol olarak değerlendiriliyor.