BSF’nin Gölge Projesi: Sınırda Sürüngenlerle Kontrol ve Tartışmalar
Bangladeş ile yaklaşık 4 bin 96 kilometrelik sınıra sahip olan Hindistan, güvenliği artırmak için otoyol ve çit dışı bir koruma yöntemini masaya yatırdı. Ülkede mevcut olan çitlerin büyük bölümüyle sınır korunuyor olsa da %20’lik bir kısım hâlâ tamamen açık durumda. Bu alanların yaklaşık 850 kilometresi, özellikle 175 kilometrelik bölümü bataklıklar nedeniyle çit kurmayı imkânsız kılıyor.
Sınır güvenliğiyle ilgili amaç, sürüngenlerle baskı kurmak mı? Hindistan’ın yerel basınına göre, bataklık ve nehir hattına tehlikeli sürüngenleri serbest bırakarak, özellikle silahlı kuvvetlerin operasyonel olarak uygulanabilirliği tartışmalı bir önlem olarak gündeme geldi. 26 Mart’ta resmi iç yazışmasında BSF’in, en zorlu bölgelerde fiziksel bariyerlerin inşa edilmesi için saha birimlerine öncelik verilmesi talimatı iletildiği belirtiliyor. The Hindu gazetesinin notunda, İçişleri Bakanı Amit Shah’ın bu yöndeki talimatlarıyla uyumlu olduğu ifade edildi ve Modi yönetiminin göçmenlerle ilgili sert politikalarıyla paralellik kuruldu.
ABD’nin sürüngen politikası mı, yoksa güvenlik için yeni bir yaklaşım mı? BSF, Bangladeş sınırındaki yasa dışı geçişleri engellemek amacıyla tartışmalı bir yöntemi gündemine taşıdı: Stratejik noktalara sürüngenler yerleştirmek ve bazı bölgelerde güvenlikte yenilikçi çözümler aramak. Ancak bu fikir, bölgede yaşayan halk için ciddi riskler doğurabileceği ve uygulanabilirliğinin sorgulanması gerektiği yönünde eleştirilere yol açtı. Bölge komutanlarına, yöntemin operasyonel uygulanabilirliğini raporlamaları ve sinyal alınamayan karanlık bölgeleri belirlemeleri talimatı verildi.
Bu adım, Modi hükümetinin Bangladeşli göçmenler ve Rohingya Müslümanlarına karşı sürdürdüğü sert politikaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Hükümetin göçmenleri demografik tehdit olarak nitelendirdiği yönündeki açıklamalar, insan hakları örgütlerinin ise bu söylemleri Müslüman azınlığa karşı ayrımcı bir kampanyaya dönüştürdüğü şeklinde eleştirilmesine yol açıyor. Bölgeden gelen bazı iddialarda, göçmenlerin gözlerinin bağlanarak ormanlık alanlardan sürgün edildiği ileri sürülüyor. The Independent ise konuyla ilgili resmi görüş için BSF ile iletişime geçti ve sürüngen kullanımı fikrinin Hindistan’ın sınır güvenliğinde drone ve kızılötesi sistemler gibi teknolojilerle yürütülen yatırımlardan sonra en çok ses getiren ve tartışılan “sıra dışı” yaklaşım olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.