Deutsche Bank Epstein Vakası: Şeffaflık Çağrıları ve İçsel Dersler
İspatlı bir açıklamada Deutsche Bank, 2013 yılında Jeffrey Epstein’i müşteri olarak kabul etme hatasını resmi olarak kabul ettiğini belirtti. Finansal suçlarla mücadelede uzun vadeli iyileştirmelerin yapılmaya devam edildiğini ifade eden banka sözcüsü, Epstein’in Temmuz 2019’da tutuklanmasının ardından yetkililerle hızlı iletişime geçildiğini ve sürecin tüm yönleriyle desteklendiğini vurguladı.
Kurumsal savunmada: "Sistematik kontroller ve eğitimler, denetim mekanizmaları ile operasyonel süreçler yeniden yapılandırıldı; bu konularda kayda değer yatırımlar yapıldı. Geçmişteki hatalardan ders çıkarılarak, finansal suçlarla mücadele kapsamı güçlendirildi."
Deutsche Bank’ın CEO’su Christian Sewing ise, olaydan gerekli derslerin çıkarıldığını belirtirken, bu süreçte personele yönelik sonuçların da ortaya çıktığını ifade etti. Banka tarafından paylaşılan bilgilere göre Epstein, Ağustos 2013’te müşteri portföyüne dahil edildi ve ilişki, Aralık 2018’de sonlandırma süreciyle kademeli olarak sonlandırıldı.
Uluslararası basında çıkan haberlere göre, ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı belgelerde Epstein’in Deutsche Bank bünyesinde 40’tan fazla hesap açtığı ve varlıklarının önemli bir kısmını bu kurumda yönettiği belirtiliyor. Şeffaflık çağrıları kapsamında, Alman basınında yer alan yorumlarda DSW (Alman Menkul Kıymet Sahiplerini Koruma Derneği) Başkan Yardımcısı Klaus Nieding, Epstein ile ilgili tüm mali ayrıntıların ve iş ilişkilerinin kamuya açık şekilde sunulması gerektiğini vurguladı. Nieding, 28 Mayıs 2026 tarihinde yapılacak Deutsche Bank Genel Kurulu öncesinde bu konuların şeffaf bir biçimde paylaşılması gerektiğini belirtti ve sohbetlerin itibar zararını azaltacağını ifade etti.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, bankanın ilgili belgeleri ve süreçleri net biçimde ortaya koyması gerektiğini kaydetti.