Duruşmada Kabullenilen Masumiyet: 61 Dolandırıcılık Davasında Beraat Hikayesi
Weilheim Bölge Mahkemesi’nde görülen karmaşık bir dolandırıcılık davasında, 61 yaşındaki bir Penzbergli’nin iddialarla sarsılan yaşamı beklenmedik bir dönemeçle karşılaştı. İnternetten sahte bilet satışıyla suçlanan sanık, kendi mağduriyetini sahneye koyan biri olarak savunmasının odak noktası haline geldi ve duruşma anında yaşadıkları, mahkeme salonunda derin bir etki yarattı.
İddialar savcılık tarafından dile getirildiğinde, sanıkların milyonlarca dolandırıcılık iziyle bağlantılı olduğu öne sürüldü. Ancak sanığın ifadesiyle, olaylar zinciri bir anda farklı bir gerçekle yüzleşti. Hakimin karşısına çıkan gençleşmiş hayal kırıklıkları ve kayıplar, davanın gidişatını değiştirdi. Etraftaki gergin sessizlik, sanığın gözyaşlarını tutamadığı anlarda bazı anılarla karıştı; evinin ve parasının kaybına yol açan süreç ona yönelik bir yıkım olarak göründü.
Gözyaşlarını taşıyan belge ve kanıtlar masaya konulduğunda, dolandırıcılık hatlarının nasıl işlediğine dair anlatımlar netlik kazandı. Dolandırıcılar, Facebook üzerinden düzenlenen bir çekilişle sahte bir başarı hissi yaratıyorlar ve kurbanından önce masraflar için para talep ediyorlardı. Sanık ise bu süreçte kimlik bilgilerini kullanarak dolandırıcılık operasyonlarına alet edildiğini ifade etti. İlk etapta 2.500 Euro ve kimlik kartı fotokopisi talep edildi; daha sonra ise toplamda 4.000 Euro’nun kaybına yol açan süreç, evinin kaybıyla sonuçlandı.
Hakimlik kararının dönüm noktası salondaki atmosfer, sanığın taleplerini ve samimi ifadelerini dinleyen savcı ile hâkim arasında kısa ancak belirleyici bir anın oluşmasına zemin hazırladı. Sanığın “Kafama vurabileceğim bir çekiç yok mu?” sözleri, durumun trajik ve alabildiğine sade bir anlatımıydı. Yargıç Isabelle von Heydebrand ile savcı, sanığın kasıtlı hareketlerden çok bir kurban olduğuna inanarak beraat yönünde karar verdi. Mahkeme, “Sana inanıyorum” sözleriyle sanığın overline edilmeden haklılığını teyit etti ve davayı sonlandırdı. Sanık için bu karar, yalnızca özgürlük değil, aynı zamanda yaşadığı haksızlığa karşı bir teselli anlamına geldi.