Emekliler ve Emekçiler İçin Saraya Karşı Adalet Mesajı: Özdağ’ın Siyasi Eleştirisi
Ümit Özdağ, iktidarın lüks içinde yaşayan kesimiyle emekliliğin ve emekçinin gündeminin arasındaki uçurumu dikkat çekici bir üslupla dile getirdi. Saray çevresindeki zenginliğin, belini bükmüş emeklilerin ve çöpten yiyecek arayan insanların varlığını görmezden geldiğini belirtti. Yaşanan yoksulluk ve açlık, toplumun adalet ve güven duygusunu zedelerken, hükümetin öncelikleri arasına emekli ve emekçi konularının dahil olmadığını ifade etti.
Özdağ, şu sözlerle sözlerine devam etti: Sevgili işçi kardeşim, tarlasında ürettiğini elinde bırakmış çiftçilerimiz ve değerli emekli kardeşlerimiz, bu zorlu yaşam bizim kaderimiz değildir. Yetkiyi verin ki, etkileri görelim. Güven ve istikrar vaadiyle yola çıkanlar, bizi açlığa ve yoksulluğa mahkûm eden politikaları sürdürmüyor mu?
Cumhur İttifakı’nın Türk halkının ekonomik sıkıntılarını konuşmasını engellediğini savunan Özdağ, yeniden iş alanlarının neden açılmadığını tartışmamız gerektiğini, Türk sanayinin rekabet gücünün neden azaldığını irdelememiz gerektiğini belirtti. Ayrıca tekstil dahil pek çok fabrikanın Mısır, Fas ve İtalya’ya taşınması gibi gelişmeleri değerlendirmek gerektiğini vurguladı.
“Devlet ihalelerini neden sürekli birkaç şirketin aldığı” sorusunun yanıtını aramanın, genç işsizliğin boyutlarını ve yüksek maaşlı birkaç işe giren ailelerin farkını ortaya koyacağını ifade etti. Özdağ, teknoloji ve yapay zeka odaklı bir sanayi devriminin insan odaklı tartışılmasının gerekliliğini de dile getirdi. AK Parti iktidarına yönelik eleştirisini, Avrupalı emekliler Türkiye’ye tatil için gelirken Türk emeklilerinin mahalle kahvelerinde günlük 3 çay içemediğini sorması gerektiğini söyleyerek sürdürdü.