Enflasyon ve ÜFE Etkileri: Küresel Enerji Riski ve Hürmüz Boğazı Tıkanıklığı

Çin Ulusal İstatistik Bürosu’nun açıkladığı verilere göre nisanda Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), yıllık bazda %2,8 artış gösterdi. Orta Doğu’daki çatışmaların enerji ve temel mal fiyatları üzerinde yarattığı baskı, nisanda üretici maliyetlerini önceki aya göre belirgin biçimde yukarı çekti.

İmalat sanayisinde üretim maliyetleri üzerinden hesaplanan ÜFE, 2022’nin son çeyreğinden itibaren sürmekte olan düşüşün ardından martta %0,5 artışla yeniden yükselişe geçti. 2022 son çeyreğinde başlayan gerileme, gelecek üç yıl boyunca sürememiş ve endeks 2023 yılında %3, 2024 yılında %2,2, 2025 yılında %2,6 oranında düşüş kaydetmişti. Bu yıl ocakta %1,4 ve şubatta %0,9 geriledi.

İç talep enflasyonu açısından ise TÜFE’de görülen artış sürüyor. Nisanda yıllık karşılaştırmada %1,2 artış kaydedilirken, tüketici fiyatları şubatta %1,3 yükselmiş ve üç yılın en üst seviyesine ulaşmıştı. Mart ayında da tüketici fiyatları %1 artış göstermişti. Çin’de 2023’ten itibaren enflasyon yavaşlamış ve 2025’e dek sabit kalması beklenen bir eğilim gözlemlenmişti; hükümet ise hedeflediği yıllık enflasyon oranını geçen yıl %2’ye kadar düşürmüştü.

Güçlükler küresel enerji ve ticarette Hürmüz Boğazı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik müdahaleleri ile İran’ın karşılıkları nedeniyle bazı dönemlerde gemi trafiğine büyük ölçüde kapanmış durumda. Bu boğaz, dünya petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birine ve sıvılaştırılmış doğal gaz ile gübre ticaretinin önemli bir kısmına ev sahipliği yapıyor. Çin’in ithal ettiği petrolün yaklaşık %45’i ve LNG’nin yaklaşık %30’u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden geliyor. Bu kesinti, küresel petrol arzında aksamalar yaratıyor ve petrol fiyatlarını yukarı yönlü baskılıyor.