Erebus Dağı: Altın Dumanı ve Buz Mağaralarında Yaşamın İzleri

Güney dünyanın en uç noktalarında yer alan Erebus Dağı, 3.794 metre yüksekliğiyle aktif bir volkan olarak ön planda. 1841 yılında ilk kez patlama anında gözlemlenen bu yanardağ, 1972’den bu yana düzenli olarak aktif olduğunu gösteriyor.

Günlük olarak yaklaşık 6.000 dolar değerinde altın tozu püskürtebilen Erebus’un gazları içinde çok küçük metalik kristaller bulunduğu bilim insanlarının dikkatini çekiyor. Tahminler, yanardağın her gün yaklaşık 80 gram altın içerdiğini ve bunun mali değerinin yaklaşık 271 bin Türk Lirası’ya kadar çıkabildiğini gösteriyor. Altın partikülleri çevre atmosferine dağılırken, bu mikro parçacıklar yanardağdan 1.000 kilometre uzağa kadar ulaştığı gözlemleniyor.

Yanardağın aktivitesi, gaz ve buhar çıkışlarının yanı sıra geçmiş dönemlerde "volkanik bombalar" olarak adlandırılan erimiş kaya parçalarının etrafa saçılmasıyla belirginleşiyor.

Bu coğrafyada buzlar, volkanik gazların etkisiyle şekillenmiş fumerol buz mağaralarını oluşturuyor ve bu mağaralar ekstremofil türleri incelemek isteyen bilim insanları için adeta bir laboratuvar konumunda. Mağaraların iç kısmında 61 farklı mantar türü keşfedildi ve bu keşif, Antarktika’nın karanlık, besin kıtlığına sahip volkanik ekosistemlerinde yaşamın nasıl sürdüğü konusunda ipuçları sunuyor. Mantarların lipid oranlarının yüksek olması, bölgenin insan kaynaklı kirlilik etkisine karşı bir işaret niteliği taşıyabilir.

KEŞFİN UĞRAK NOKTASI 20. yüzyıldan günümüze uzanan keşif yolculuğunda Erebus’un çevresi sahadan sahaya dolaşan ekipler için sürekli bir uğrak noktası oldu. Volkanın kıyısına yaklaşık 300 metre mesafedeki ve Warren Mağarası olarak bilinen Lower Erebus Hut ile bitişik olan kamp, bölgenin en çok ziyaret edilen alanlarından biri haline gelmiştir.