Eti Bakır’ın Sinop madenine dair kararlar ve toplumsal katılım süreci üzerine değerlendirme

İktidarın önde gelen iş insanlarından Mehmet Cengiz’in şirketlerinden Eti Bakır’ın Sinop’taki dev bakır madeni projesi yargıya taşındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ocak ayında verdiği ‘ÇED olumlu’ kararına karşı açılan davada, orman kaybı, su tüketimi, halkın katılım süreci ve atık depolama riskleri gibi pek çok başlık altında eksiklikler ortaya kondu. Patlama saatleriyle ilgili olarak 10:00-18:00 sınırlaması dahi olsa dinamikler durmadı; iş makineleri çalışmayı sürdürdü ve patlatmalar planlanan saatlerle uyum göstermedi.




İMAR PLANI YOK Eti Bakır’ın Boyabat’taki Kovaçayır köyü ve çevresinde planlanan bakır madeni projesi için hazırlanan 4.512 sayfalık ÇED raporu bakanlık tarafından 20 Ocak’ta onaylandı. Proje sahası yaklaşık olarak 1.263 futbol sahası büyüklüğünde kabul edilmekte ve bölge halkı, en az 224 bin 895 ağacın kesilmesi riskini karşı karşıya görüyor. Halk, çevreye zarar verileceği yönündeki endişelerini dile getirerek yargıya başvurdu. Su ihtiyacına ilişkin proje şöyle özetleniyor: inşaat dönemi boyunca günlük toplam su tüketimi 1.969 metreküp olarak hesaplandı; ayrıca Gökırmak’tan toplamda 4 milyon metreküp su çekilmesi öngörüldü. Dilekçede proje alanının imar planı sınırları dışında kaldığına dikkat çekildi. Dosyada Boyabat Belediyesi ile İl Özel İdaresi, bölgedeki nazım ve uygulama imar planlarının onaylı olmadığı bilgisini paylaştı; buna rağmen atık depolama tesisleri, su yapıları ve diğer bileşenlerin hangi kullanım rejimi içinde değerlendirildiği açık ve denetlenebilir biçimde gösterilmedi.




Patlatmaların 10.00-18.00 saatleri arasında yapılacağı belirtilmesine rağmen belirtilen saatlere uyulduğu söylemiyle çelişkiler gözlemlenmekte. Ağır iş makinelerinin faaliyeti sürüyor ve süreçteki operasyonlar durdurulmuş değil.

‘Halkın katılımı kağıt üzerinde kaldı’ Dilekçeye göre Kovaçayır’da yapılan toplantılarda protestolar yükseldi. Vatandaşlara ‘bilgilendirilmek istenip istenmediği’ sorulmuş, olumsuz yanıt üzerine toplantı sonlandırılmıştır. Tutanaklarda ise vatandaşların hangi itirazları dile getirdiği, hangi soruların sorulduğu ve bu sorulara verilen yanıtlar net olarak yer almadı. Bölge halkı, toplantıların ardından idarenin yeni bir toplantı gerçekleştirmediğini ve alternatif bir katılım yöntemi kurmadığını savunuyor; böylece ÇED sürecinin katılım aşaması fiilen işletilmemiş görünüyor.