Evrensel Nakil İçin Yeni Bir Yol: ECO Böbrek Deneyi İlk İnsan Nakliyle Sınandı
İlk iki gün boyunca sorunsuz çalışan nakledilen böbrek, üçüncü gün reddedilme belirtileri göstermeye başladı. Çalışmanın bulguları, yöntemin henüz erken aşamalarda olsa da umut vadettiğini gösteriyor.
BEKLEME SÜRESİ 2 YILI AŞIYOR: Böbrek nakillerinde kan grubu uyumu, yıllardır en büyük engellerden biri oldu. Özellikle 0 grubuna sahip hastalar yalnızca 0 grubundaki organları alabiliyor ve bu durum, küresel olarak organ bekleme listelerinin yarısından fazlasını etkiliyor. Bu grup, diğerlerine göre 2 ila 4 yıl daha uzun beklemek zorunda kalıyor. 0 grubundaki antijenlerin eksikliği, bağışıklık sistemi üzerinde önemli bir etki yaratıyor ve bu nedenle 0 grubu “evrensel donör” olarak kabul ediliyor.
İLK KEZ BÖBREĞE UYGULANDI: 2022 yılında geliştirilen bir yöntemle, organ yüzeyindeki antijenler temizlenerek onları ECO adı verilen evrensel nakil organlarına dönüştürme başarısı elde edilmişti. Bunu daha önce yalnızca akciğerler üzerinde denemişlerdi. Son çalışmada ise bu yaklaşım ilk kez bir böbreğe uygulanarak bir insana nakledildi.
Kan grubu A olan ve nakil için uygun olmayan bir böbrek, özel bir enzim içeren sıvıyla yaklaşık iki saat boyunca yıkandı. Böylelikle organ, bağışıklık sisteminin hedef aldığı A antijenlerinden arındırıldı. Euronews’a göre araştırma ekibinden Prof. Stephen Withers, “Bu enzimler, bağışıklık sistemi tarafından tanınan A antijenlerini temizliyor” ifadelerini kullandı. Bu işlem reddedilme riskini tamamen ortadan kaldırmasa da, süreci önemli ölçüde yavaşlatabiliyor.
BİLGİNİN DEVAMINDA ECO böbrek, ailelerin onayıyla beyin ölümü gerçekleşen bir kişiden alınan bağışla nakledildi. Alıcının kanında yüksek düzeyde anti-A antikoru bulunmasına rağmen cihaz iki gün boyunca organın normal işlevini sürdürdü. Üçüncü gün itibarıyla A antijenlerinin yeniden üretilmesi reddetme sürecini tetikledi. Withers, klinik nakillerde bağışıklık baskılayıcı tedavilerin önemli rol oynadığını belirterek, ECO ile birleştirildiğinde organların dayanıklılığının artabileceğini sözlerine ekledi.
Araştırmacılar, yöntemin daha da geliştirilmesi halinde binlerce kişi için umut olabileceğini vurguluyor. Süreç henüz erken olsa da, uzmanlar bu yaklaşımın evrensel düzeyde uygulanabilir hale gelmesinin kesinlikle mümkün olduğuna inanıyor.