Google ve NASA’dan ortak adım: Yapay zeka astronotların doktoru oluyor

Uzay tıbbı alanında çalışan cerrahlar için tasarlanan bir yapay zeka destekli araç, semptom tabanlı verileri hızlıca analiz ederek öngörüler sunuyor. Uçuş cerrahlarının kararlarını desteklemek amacıyla deneysel testler, yapay zekanın bildirilen belirtilere dayanarak güvenilir teşhisler koyabildiğini gösterdi.




Uzun vadeli uzay görevlerinde gerçek zamanlı müdahalelerin zorlukları, iletişim sınırlarından kaynaklanıyor. Örneğin Ay yüzeyinde iletişim gecikmesi yaklaşık 10 saniye sürebilirken, acil tahliye bir o kadar uzun sürebilir. Mars görevlerinde ise bu gecikme çok daha büyüyor: 40 dakikalık iletişim aralıkları ve geri dönüş için bazı durumlarda 6 aya kadar varan süreler öngörülüyor. YAPAY ZEKA ASTRONOTLARIN DOKTORU OLUYOR Kuyrukta bekleyen bu zorluklar nedeniyle astronotların kendilerine güvenilir tıbbi teşhisler koyma kapasitesi kritik hale geliyor. Bu sistem, özellikle acil müdahale gereken anlarda Dünya’dan bağımsız olarak teşhis ve tedavi önerileri sunmayı hedefliyor.

NASA’nın Artemis II ve III görevleriyle Ay’a dönüş hazırlıkları sürerken, bu teknolojinin 2030’larda planlanan Mars yolculuklarına da temel oluşturması bekleniyor. Google ise geliştirilen yapay zeka sisteminin sadece uzay görevleri için değil, yaşamı tehdit edebilecek koşullarda bile hayati sağlık hizmeti sunmanın sınırlarını zorlayacağını vurguluyor. Şu anda astronotlar temel ilk yardım, CPR, davranışsal sağlık desteği ve medikal kit kullanımı gibi konularda eğitim alıyorlar ve uzaya özgü sorunlara karşı, karbondioksit zehirlenmesi ya da basınç düşmesi gibi durumlar için de bilgilendiriliyorlar.

ISS’de geniş bir eczane ve tıbbi ekipman bulunuyor olsa da Dünya yörüngesinin dışına çıkıldığında bu altyapı yetersizleşiyor. 2023 yılında yayımlanan bir çalışma, Ay ve Mars görevlerinde ISS’inkinden daha güçlü ve bağımsız çalışan tıbbi sistemlere ihtiyaç duyulacağını vurguluyor. Uzmanlar, bu yeni sistemlerin yalnızca teşhis koymakla kalmamasını, aynı zamanda operatörlerin sorabileceği soruları kendi kendine öngörebilmesini ve iletişim ihtiyacını en aza indirecek şekilde tasarlanmasını öneriyorlar.