Güney Kıbrıs: Üsler ve Güvenlik Garantileri Üzerine Döngüsel Tartışmalar
Güney Kıbrıs, İngiliz üslerinin savaş kullanımına karşı temkinli duruşunu sürdürüyor ve bu konuyu Londra ile yakın temas içinde ele alıyor. Lefkoşa, Başbakan Keir Starmer sonrası hükümetin politikalarında ani bir değişiklik olmaması için güvence talep ediyor; özellikle Nigel Farage’ın başbakan olması halinde bu konularda esneklik sağlanıp sağlanamayacağını merak ediyor. Starmer rejiminin Mart ayında İran’a karşı yürütülen operasyonlarda üsleri kullanmasına sınırlı bir onay vermesi, taraflar arasında iletişim ve güvence ihtiyacını yeniden gündeme taşıdı.
İrili ufaklı endişeler, Güney Kıbrıslı yetkililer tarafından paylaşılıyor: hem İngiliz hem de Kıbrıslı aktörler, Reform UK’in yükselişiyle birlikte bu politikanın yeniden ele alınabileceği endişesini taşıyor. Üst düzey diplomatlar, gelecekteki hükümetlerin askeri operasyonlarda üsleri tek taraflı olarak kullanmaması yönünde net güvence talep ediyor; fakat bu talebin uygulanabilirliği konusunda ayrıntılar henüz belirginleşmedi.
İHA saldırısı ve üslerin rolü Ağrotur ve Dikelya üsleri, bölge savaş kapasitesinin kilit noktalarından biri olarak kalıyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hareketleri başlar başlamaz, 2 Mart’ta Ağrotur Üssü’ne yönelik bir insansız hava aracı saldırısı, Güney Kıbrıs’ın güvenlik kaygılarını tekrar pekiştirdi. Bu süreçte Türkiye’nin Akdeniz’e yerleşimi de Türk operasyonel desteğini güçlendirdi ve Lefkoşa, söz konusu olayların savunma operasyonlarıyla ilişkisini net biçimde tartışmaya açtı.
Lefkoşa yönetimi, üssün İran çatışmasıyla bağlantılı sorumluluklarına dair bilgilendirme konusunda Londra’nın iletişimini yetersiz buldu ve bu durum halk arasında endişeyi artırdı. İnsansız araç saldırısının ardından Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis, gelecek adımlar için görüşme çağrısı yaptı.
Avrupa Konseyi, Güney Kıbrıs’ın İngiltere ile üsler konusunda diyalog kurma niyetini olumlu karşıladı ve bu süreci desteklemek üzere gerekli yardımı sağlamaya hazır olduklarını bildirdi. Ülkeler arası iletişimin ve güvence mekanizmalarının güçlendirilmesi, tarafların ortak çıkarları doğrultusunda önemli bir odak olarak öne çıkıyor.