Güney Kore’nin Enerji Stratejisinde Kriz Döneminde Hızlı Müdahale ve Destek Paketleri

Orta Doğu kökenli çatışmaların küresel tedarik zincirine yönelik baskısını hissettirdiği bu dönemde, Güney Kore kısa vadede enerji güvenliğini güçlendirmek amacıyla radikal adımlar attı. Rafine petrol ihracatını sınırlayan hükümet, enerji açığını kapatmak için kömür santrallerinin üretimini yeniden devreye alıyor ve nükleer santrallerin kapasitesini tarihi yüksek düzeylere çıkardı.

1,5 trilyon wonluk acil destek paketi olarak duyurulan mali yardım, petrokimya sektörünün karşı karşıya kaldığı iflas tehditlerini azaltmayı ve alternatif ithalat maliyetlerini karşılamayı hedefliyor. Bu kapsamda, rafineri amaçlı petrolü stratejik hammadde olarak ilan etmek için hazırlıklar sürüyor ve petrol ihracatındaki kısıtlamaların derhal uygulanması planlanıyor.

Kemer sıkma politikaları ve enerji tasarrufu çağrısı, ülke liderinin krizin uzayabileceği ihtimaline karşı hazırlık yapmasına yol açtı. Ulusal çapta uygulanacak sıkı enerji tasarrufu tedbirleri arasında belirli günlerde araç trafiğini sınırlayan rotasyon uygulamaları da bulunuyor. Ayrıca, kömür ile çalışan santrallerin mevcut limitleri geçici olarak kaldırılırken enerji güvenliği ve ekonomideki kırılganlığı gözeten stratejiler devreye alınacak.

Nükleer enerji ve petrole olan bağımlılığın azaltılması amacıyla, ülkedeki nükleer reaktörler şu anda yaklaşık olarak %80 kapasiteyle çalıştırılmakta. Bununla birlikte, dışa bağımlı olan enerji portföyünün çeşitlendirilmesi için kömür ve LNG gibi kaynaklarda hızlı adımlar atılıyor. Güney Kore’nin enerji ihtiyacının büyük bir kısmı ithal edilen hammaddelerden karşılandığı için tedarik zinciri kopmalarının ekonomiye olan etkisi doğrudan ihracat gücüne yansıyor.