Hafta Özeti: Fed, Jeopolitik, Enerji ve Tarım Piyasalarında Dönüşüm Rüzgârları
ABD Merkez Bankası’na ilişkin belirsizlikler, geçen hafta piyasalarda belirleyici bir rol oynadı. Fed yetkililerinin şahin tonları ve beklenen politika duruşu, enflasyon görünümünün zaman içinde nasıl şekilleneceğine dair görüşleri güçlendirdi; yatırımcılar, faiz indiriminin ertelenebileceğine dair fiyatlamaları sürdürdü. Dolar güç kaybetmezken ABD tahvil faizlerindeki hareketler, emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam etti.
Jeopolitik riskler açısından Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler enerji arzını ön planda tuttu. Hafta başında arz endişeleriyle Brent petrol ve doğal gaz üzerinde baskılar görüldü; ancak hafta ortasında ABD Başkanı Trump’ın müzakere mesajları, olası ilerlemeye dair umutları yeşertti ve petrol fiyatlarında bir miktar gevşeme yaşandı. Çin ile ABD arasındaki tarım ürünleri ticaretine dair yeni açıklamalar da tarım emtialarına hareketlilik kazandırdı. Beyaz Saray kaynakları, 2026-2028 döneminde Çin’in ABD tarım ürünlerini yılda en az 17 milyar dolar değerinde satın alacağını bildirdi.
Değerli metaller için hafta genelde satıcılı bir eğilime sahipti. Fed’in beklenen sıkı duruşu ve güçlü dolar endeksi, ons başına altın fiyatını baskıladı. Gümüş ise hem sanayi talebi nedeniyle baskı gördü hem de değerli metal talebindeki belirsizliklerle karışık bir seyir izledi. Ons bazında paladyum ve platinde de kayıplar gözlendi. Sonuç olarak paladyum yaklaşık %4,8, platın %2,5, altın %0,7 ve gümüş %0,6 değer kaybetti.
Baz metallere bakıldığında talebin toparlanma sinyalleriyle birlikte güç kazandığı görüldü. Çin talebindeki canlanma beklentileri, küresel arz sıkışıklıkları ve düşük stok seviyeleri bazı metallerde fiyatları destekledi. Bakır, yapay zeka ve enerji dönüşümüne yönelik yatırımların talebiyle öne çıktı. Uzmanlar, orta vadede bakır için olumlu görünümün korunacağını ancak Fed’in politikalarıyla büyüme görünümünün ölçülü olabileceğini belirtiyorlar. Alüminyumda ise Orta Doğu’daki gerilimlerin tedarik zincirine yansıyabileceği endişeleri ön planda oldu; bölgesel payı ve lojistik riskler fiyatları destekledi. Ancak küresel büyümeye ilişkin endişeler ve sıkı para politikası beklentileri artıran baskılar arasında denge kuruldu.
Enerji grubunda karışık bir tablo sürdü. Brent’te bazı açıklamalarla düşüş eğilimi söz konusu oldu; bununla birlikte doğal gaz talep beklentileri ve stok görünümü bu üründe olumlu hareketler yarattı. İran ile ABD arasındaki gerilimin azaltılmasıyla jeopolitik risk priminin düşmesi, petrol fiyatlarını baskı altına aldı. Buna karşılık, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceği ve İran arzının devreye girebileceği yönündeki spekülasyonlar fiyatlarda dalgalanmayı sürdürdü. OPEC+ kararları ve ABD’nin stratejik rezervlerinden yaptığı satışlar arz fazlası senaryosunu güçlendirdi.
Tarım emtialarında dikkat çekici hareketler görüldü. Çin’in tarım ürünleri alımlarını artıracağı yönündeki iddialar, tahıl talebini desteklerken hangi ürünlerde ve hangi takvimde gerçekleşeceğine dair belirsizlikler piyasaları temkinli tutuyor. Buğday, arza dair endişeler ve üretim koşullarındaki kaygılarla baskı altında kalırken, mısır ve soya fasulyesinde Çin talebinin artması fiyatları yukarı yönlü itti. Pirinçte ise Asya’daki üretim maliyetleri ve arz tarafındaki daralma beklentileri yönlendirdi. Chicago Ticaret Borsası ve ICE’de işlem gören bazı ürünler için artışlar kaydedilirken kahve ve şeker gibi emtialarda düşüşler yaşandı; kahvede %1,7, pamukta %4,1 kayıp görülürken kakaonun ton başına fiyatında yaklaşık %4,6’lık düşüş geldi.