Hazar Denizi: Enerji, Biyoçeşitlilik ve Su Seviyesi Belirsizliği İçinde Büyük Bir İç Deniz

Dünya üzerinde 304 milyonu aşkın göl arasında dikkat çeken Hazar Denizi, devasa yüzeyi ve zengin enerji kaynaklarıyla öne çıkıyor. Ancak son dönemde yayılan raporlar, iklim değişikliğinin bu iç denizde su kaybını tetikleyebileceğine işaret ediyor. Japonya ile karşılaştırılabilir büyüklüğe sahip Hazar, yaklaşık 386.400 km²’lik alanıyla dünyanın en büyük gölü olma özelliğini sürdürüyor ve dünya yüzey sularının önemli bir bölümünü tek başına oluşturuyor.

Bu su kütlesi, çevresinde Kazakistan, Rusya, Azerbaycan, İran ve Türkmenistan ülkelerini barındırırken, deniz seviyesinden yaklaşık 27 metre aşağıda konumlanıyor. İç deniz olarak nitelendirilen Hazar, kuzeyden güneye doğru daha geniş bir yapıya sahip; Volga gibi Avrupa’nın en uzun nehirleriyle beslenen 130’dan fazla nehir bu gölü besliyor. Böylece bazı bölgelerde suyun neredeyse tatlı su özelliği kazanması mümkün hale geliyor.

Kıyıda Bakü’nün bulunduğu Azerbaycan gibi şehirler ile Astara, Atırav ve Derbent gibi liman kentleri, gölün ticaret ve ulaşım ağına önemli katkılar sağlıyor. Biyolojik çeşitlilik bakımından zengin olan Hazar Denizi’nde 850 hayvan ve 500 bitki türü tespit edilmiş durumda; nesli tehlike altında olan 6 mersin balığı türü ve bölgeye özgü Hazar foku ile Beluga gibi canlılar da yaşama devam ediyor.

Ne yazık ki bölgesel ve küresel baskılar ekosistemi tehdit ediyor. Kirlilik, petrol endüstrisinin etkileri ve barajlar nedeniyle besleyen nehirlerin doğal akışı bozuldu. Bu durum, ekosistemin dengesini zayıflatıyor ve bilim insanları durumun ağırlığını giderek daha net biçimde ortaya koyuyor. Gelecekteki senaryolarda su seviyesi 9 ila 18 metre aralığında düşebilir, bu düşüş ekosistem ve kıyı ülkelerinin ekonomik faaliyetleri üzerinde geri dönülemez etkilere yol açabilir.