Hindistan’da Tecavüz ve Cinayet Protestoları: Kadın Güvenliği İçin Yükselen Sesler

Hindistan'da Tecavüz ve Cinayet Protestoları

Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde bir stajyer doktorun geçtiğimiz hafta hastanede tecavüze uğrayarak hayatını kaybetmesi, ülke genelinde geniş çaplı protestolara yol açtı. Bu trajik olay, özellikle kadınların güvenliği konusundaki endişeleri yeniden gündeme getirdi. Hint basınındaki haberlere göre, Batı Bengal'in birçok şehrinde ve özellikle Kalküta'da binlerce kişi, sosyal medya üzerinden yapılan çağrıların ardından bir araya geldi.

Protestolara katılanların büyük bir kısmını kadınlar oluşturdu. Göstericiler, "Geceyi geri al" temalı etkinliklerde ellerinde meşaleler ve pankartlarla yürüyüş yaparak, "adalet istiyoruz" sloganları attılar. Kalküta'nın 100 farklı noktasında düzenlenen gösterilerin yanı sıra, Yeni Delhi, Haydarabad, Mumbai ve Pune gibi diğer büyük şehirlerde de benzer protestolar gerçekleştirildi.

Kalküta'daki RG Kar Tıp Koleji önünde toplanan kalabalık, hastanenin acil servisine girerek burada vandalizm eylemleri gerçekleştirdi. Olay yerine intikal eden polis, göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullanmak zorunda kaldı. Çıkan olaylarda bazı emniyet araçları da zarar gördü.

Doktorlardan Grev Kararı

Hindistan'ın birçok şehrinde, meslektaşlarının tecavüze uğrayıp hayatını kaybetmesi nedeniyle çok sayıda doktor, süresiz grev kararı aldığını duyurdu. Hindistan Tabipler Birliği'nin Genç Doktorlar Ağı'ndan Dhruv Chauhan, "Press Trust of India" haber ajansına yaptığı açıklamada, "Ülke genelinde doktorlar, güvenliğimiz için neden bir yasa çıkarmanın bu kadar zor olduğunu sorguluyor." dedi. Chauhan, grevin, talepler resmi olarak karşılanana kadar devam edeceğini belirtti.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi'deki tarihi Kızıl Kale'den 78. Bağımsızlık Günü kapsamında halka yaptığı konuşmada, "Toplum olarak, kadınlara yönelik zulümler hakkında ciddi bir şekilde düşünmemiz gerekiyor. Ülkede bu konuda bir öfke var ve bu öfkeyi hissedebiliyorum." ifadelerini kullandı. Modi, devletin, toplumun ve eyalet hükümetlerinin bu durumu ciddiye alması gerektiğini vurgulayarak, "Kadınlara karşı işlenen suçların hızlı bir şekilde soruşturulması ve bu canavarca eylemleri gerçekleştirenlerin en kısa zamanda ağır cezalara çarptırılması gerekiyor." şeklinde konuştu.

Modi, tecavüz ve kadınlara yönelik şiddet olayları meydana geldiğinde bu konuların sıklıkla tartışıldığını belirtti. Ancak, "Böylesine canavarca bir eğilime sahip bir kişinin cezalandırıldığında bunun haberlerde yer almaması düşündürücü." dedi. İdam cezasının caydırıcılığına dikkat çeken Modi, "İdam korkusunu aşılamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Kalküta'daki RG Kar Tıp Koleji'nde çalışan 31 yaşındaki kadın doktor, 8 Ağustos'ta 36 saatlik bir vardiyanın ardından, çalışanlar için ayrılan dinlenme odası olmadığı için seminerlerin yapıldığı bir odada uyumuştu. Ertesi sabah, meslektaşları kadının cansız bedenini yarı çıplak ve vücudunda ağır yara izleriyle bulmuştu. Olayla ilgili olarak hastanede gönüllü çalışan Sanjoy Roy gözaltına alınmış, ancak "örtbas ve ihmal" suçlamalarının ardından vaka, yerel polisten Merkezi Soruşturma Bürosu'na (CBI) devredilmişti.