Hürmüz Boğazı ve Petrol Tedarik Halinin Krizine Yol Açan Jeopolitik Gerginlikler
Uzun süren çatışmalar Orta Doğu’da derinleşerek, ABD ile İsrail’in operasyonarının ardından İran’ın dini lideri Hamaney’in yaşamını yitirmesiyle açık bir çatışmaya dönüştü. Sivil kayıplar çoğalırken, Basra Körfezi’nin yönetim merkezi olan Hürmüz Boğazı’nın kapanması riski ekonomi üzerinde yeni bir baskı oluşturuyor.
PETROL FİYATLARINDA 150 DOLARA KADAR YÜKSELME ENDİŞESİ Küresel tedarik zincirleri sarsılırken, dünya petrol akışının yaklaşık dörtte biri bu rota üzerinden sağlanıyor ve kapalı kalması halinde küresel ekonomide ciddi sıkıntılar doğabilir. Uzmanlar, uluslararası talebin karşılanmasında yaşanacak darlığın petrol fiyatlarını kısa vadede 120–150 dolar bandına taşıyabileceğini belirtiyorlar.
ÇİN'DE 'HÜRMÜZ ALARMI' ABD Başkanı Donald Trump’ın üretimi artırma çağrısına rağmen, tek kaynaklı artışlar bile bu boyutta talebi karşılamaya yetmeyebilir. Hürmüz’den geçen miktarın yerini doldurmak, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerin kapasitesiyle sınırlı kalıyor. İran için durum ise daha da kritik; boğazın kapanması Çin gibi ana stratejik ortakları için enerji tedarikinin kesilmesi anlamına geliyor ve bu da Tahran’ın dış politikadaki dengeyi riske atabilir.
İran’ın ise deniz trafiğini alt etmek için hızlı tekneler, mayınlar ve insansız hava araçları gibi çeşitli unsurları kullanma yeteneği, bölgedeki askeri otoritelerin alarm seviyesini yükseltiyor. Bu gelişmeler, uluslararası piyasalarda yeni bir gerilim dalgasını tetiklemeye aday görünüyor.
ZAMLAR SALI GÜNÜ POMPAYA YANSIYABİLİR
Olayların ardından finansal piyasaların yönü Pazartesi günkü açılışa odaklanırken, akaryakıt maliyetlerinde görülebilecek sert artışlar Salı veya Çarşamba günlerinde pompaya yansıyabilir. Sektör temsilcileri, Brent petrol fiyatlarında görülen yükselişin sonraki aşamada 5–7 dolar aralığında bir artışa yol açacağını öngörüyorlar.