Hürmüz Boğazı’ndaki Krizin Kıyısında: Enerji Koridorunda Yaşanan Nakliye Şokları ve Gıda Tedarik Zinciri

ABD, İsrail ve İran arasındaki doğrudan çatışmalar, dünya enerji ve ticaretinin vitrininde kritik bir darbe yarattı. Hürmüz Boğazı, küresel petrol akışının yaklaşık beşte birinin geçtiği noktada fiilen kapanmış durumda ve bu durum, Körfez ülkelerinin ithalata bağımlı gıda tedarik zincirinde büyüyen bir baskı yaratıyor.

UKMTO’nun bildirdiğine göre çatışmaların başlamasından bu yana bölgedeki birçok ticari gemi hedef alındı. Sonuç olarak gıda tedarikinde büyük bir kaos ve maliyet baskısı doğdu. Kibsons’in Satın Alma Direktörü Daniel Cabral, çok sayıda taze gıda konteynerinin boğaz dışında bekletildiğini doğrularken sigorta ve nakliye sözleşmelerindeki savaş zamanı maddelerinin tek taraflı olarak uygulanmaya başlandığını belirtti. Gemiler, Dubai’ye gitmek yerine güvenli gördükleri Hindistan’ın Mundra veya Sri Lanka’nın Colombo limanlarına yönlendirilerek yüklerini söz konusu limanlarda boşaltıyorlar.

ARTAN MALİYETLER TÜKETİCİYE YANSIYOR Bu kırılmanın etkisi maliyetlere doğrudan yansıyor. Nakliye firmaları, tüm Orta Doğu’yu yüksek riskli bölge ilan ederek her konteyner için yaklaşık 4.000 dolar ek güvenlik ücreti talep ediyor. Avrupa’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne giden bir konteynerin normal maliyeti 3.400 dolar iken Kızıldeniz limanlarına yönlendirme sonrası bu maliyet 14.500 dolara kadar çıkabiliyor. Dubai Uluslararası Havalimanı’nın güvenlik gerekçesiyle uçuşları geçici olarak durdurması ise hava kargo fiyatlarını daha da şişiriyor. Uzmanlar, süt ürünleri ile taze meyve ve sebze gibi temel gıdalarda etiket fiyatlarının kısa vadede %20 artması öngörüsünü paylaşıyorlar.

AÇLIK RİSKİ YOK ANCAK LOJİSTİK ‘KABUS’ RİSKİ Körfez ülkeleri için kısa vadede açlık tehlikesi görünmüyor; ancak şirketler kara yoluna yönelerek alternatif çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Spinneys’in tedarik zinciri yöneticisi Louis Botha, gıdaları İngiltere’den Fransa, Türkiye ve Irak üzerinden karayoluyla Körfez’e taşımak üzere acil planlar devreye aldıklarını belirtti. Böyle bir güzergâhta yüklerin 12 günde gittiği süre, karayolu ile yaklaşık 72 saatte tamamlanabiliyor ve hava kargosuna göre %40 daha ucuz bir seçenek sunuyor.

ABD DONANMASI ÇÖZÜM OLARAK GÖRÜLÜYOR MU? Siyasi kulislerde, nakliye şirketlerine güvenlik garantisi verilmesi ve ABD Donanması’nın ticari gemilere silahlı eskortluk yapması tartışılıyor. Ancak Lloyd’s List Intelligence Baş Editörü Richard Meade, bu planın uygulanmasının zaman alacağını ve mevcut önceliğin petrol taşımacılığı olacağını belirterek, “Kriz öncesi boğazdan günlük 60 tanker geçiyordu. Bir askeri operasyon başlasay bile, önce petrol tankerlerine yöneltilecek öncelik, gıda güvenliği için sınırlı bir desteği bile geçici olarak geciktirebilir.” diyor.