İran-ABD-İsrail Koalisyonunda Finansal ve Deniz Operasyonlarıyla Artan Gerilim
Axios haber ajansının haberine göre İran ile ABD ve İsrail’in oluşturduğu koalisyon arasındaki çatışma artık finansal yaptırımlar ve donanma müdahalelerinin öne çıktığı bir baskı dönemine dönüştü. Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık kısa vadede çözüm görünmüyor ve küresel enerji piyasaları bu yüzden baskı altında kalmaya devam ediyor. Axios’a göre bu gelişmeler dünyayı yeni bir Soğuk Savaş benzeri bir duruma sürüklüyor; enerji fiyatları aylarca yüksek seyredecek ve potansiyel sıcak bir çatışmanın riskleri 2026’ya kadar devam edecek.
ABD için belirsizlik artırıcı senaryo Amerika içindeki yaklaşan ara seçimler öncesinde, ne savaşla ne de bir anlaşmayla çözülecek bir çatışma sarmalına sürüklenmekten endişe duyuluyor. Uzmanlar, uzun süreli bir Amerikan varlığını bölgede sürdürmenin ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının olası sonuçlarını tartışıyor. Taraflar karşı tarafın ilk hamleyi yapmasını ya da geri adım atmasını beklerken Başkan Trump’ın hangi yolda ilerleyeceği belirsizliğini koruyor. Bazı çevreler, ekonomik baskıyı artırmanın, askeri operasyonlardan önce daha etkili olabileceğini savunuyor.
nükleer pazarlık ve açılım çalışmaları İran tarafı, Hürmüz Boğazı’nın açılması karşılığında gemi blokajının kaldırılmasını içeren bir teklifte bulundu. Teklifte, nükleer programın müzakereye açılması üçüncü madde olarak kaydedildi. Ancak Trump için öncelik nükleer programın durdurulması olduğundan bu öneri sıcak karşılanmadı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, başkanın kırmızı çizgilerini kamuoyuna net olarak ilettiğini belirtirken bu önerinin nükleer müzakereleri ertelediğini söyledi.
Hürmüz Boğazı hâlâ kapalı İran, boğazı kapatıp petrol tankerlerinden geçiş ücreti talep etmekte ve bu durum küresel arzın yaklaşık yüzde 20’sini etkileyen bu rota üzerinde gerilim yaratıyor. ABD ordusu, İran bayraklı gemileri hedef alırken İran da karşılık olarak ABD’nin müttefiği durumundaki gemilere zarar veriyor. Bazı gemiler bu engellerin üstesinden gelmeyi başarsalar da ABD yönetimi, olası kaçak malzemeler taşıdığı iddia edilen tankerleri el koymaya devam ediyor. İran da benzer biçimde karşılık veriyor. Trump ise nükleer program endişelerini gideren yeni bir anlaşma sağlanana kadar bu deniz ablukasını tamamen kaldırmayı düşünmüyor.
abluka ve baskıda genişleme ABD, yaptırımları genişletme yönünde adımlar atıyor; eskiden yalnızca tankerler hedef alınırken Hazine Bakanı Scott Bessent, finansal kuruluşlar ve nakliye şirketlerinin de hedef kabul edildiğini açıkladı. Küresel ölçekte uygulanacak bu yaptırımlar, Çin’deki küçük rafinerileri kapsayacak şekilde genişletilecek. İran’ın şu an için bu duruma nasıl yanıt vereceği belirsizliğini koruyor. Axios’tan bir yetkili, “her yönden maksimum baskı uygulanıyor; bu hareket askeri harekât ihtimalini de içerebilir ama nihai karar başkana aittir” diye özetledi. Yetkililer, bu baskının İran’ı petrol üretiminden uzaklaştırmayı hedeflediğini savunurken bağımsız analistler bu stratejinin tavizleri garantiye almayacağını ifade ediyor.