İzmir Türk-İş Bölge Toplantısında İşçi Mücadelesinin Güncel Gündemi ve Direnişler
Türk-İş İzmir 3’üncü Bölge Başkanlığı’nda gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Hayrettin Çakmak, işçi sınıfının karşılaştığı sorunlar ve sendikal mücadeleye ilişkin yıllık raporu paylaştı. Kamu çerçeve sözleşmeleri, uzun süren grev süreçleri ve ekonomik zorluklar üzerinde dururken, Temel Conta, Dikel Tekstil ve TPI Composite gibi işyerlerindeki direnişleri öne çıkardı.
Çakmak, görevinin dördüncü yılında olduklarını hatırlatarak, bu dönemin yoğun geçtiğini belirtti: 22 basın açıklaması, 26 kamu kurumu ile toplantı ve sayısız birebir görüşme ile üç büyük grevin gerçekleştirildiğini vurguladı. Basın toplantısında, Türk-İş’e bağlı sendikaların grev ve direnişlere dair ayrıntıları aktardı ve bazı kazanımları şöyle özetledi: Pamukkale Üniversitesi’nde 22 gün süren greve başarı ile son verdiklerini, üniversitedeki birtakım bağımlı ve görmezden gelinen çalışanın haklarını savunduklarını ifade etti.
Çakmak, Pamukkale Üniversitesindeki ilk grevin ardından Tekgıda-İş Sendikası’nın mevsimlik işçileriyle ilgili mücadelede 45 günlük bir grev daha gerçekleştirdiklerini belirtti. Ayrıca bir boya fabrikasında 44 gün süren bir sürecin olumlu sonuçlandığını ekledi. Temel Contadaki grevin 274 gündür sürdüğünü ve işverenin masaya oturmamayı sürdürdüğünü, bu nedenle süreçte Yüksek Hakem Kurulu’na başvurulduğunu aktardı. Bu konudaki davalarda kendi taraflarının hukuki desteğini sürdürdüklerini dile getirdi.
İzmir Serbest Bölge’de Alman menşeli Dikel Tekstil’te örgütlenme süreci üzerine karşılaşılan zorlukları paylaştı; işten çıkarmalar başladı ve şu anda direnişin 232 gündür devam ettiğini bildirdi. TPI Composite adlı Amerikan menşeli şirkette ise grevin 119 gündür sürmekte olduğunu ve şirketin çekildiği, mal sahibinin haciz işlemi başlattığı bilgisini paylaştı. Şirketin 2 bin 300 işçisinin mağdur olmaması için çözüm arayışlarının sürdüğünü belirtti.
Çakmak ayrıca İZENERJİ ve İZELMANı> ile ilgili toplu sözleşme süreçlerinde DİSK, Hak-İş ve Türk-İş arasındaki gerginliğin işçilerin moralini olumsuz etkilediğini ifade etti. 11 günlük grev ve 368 kişinin işten atılması gibi olayların yaşandığını, 127 kişinin akıbetinin netleşmediğini öğrendiğini belirtti. Bu süreçlerin işçi sınıfının moralini bozduğunu vurguladı.
Son olarak hayat pahalılığına ve düşük ücretlere değinen Çakmak, “22 bin lira maaşla bir aile geçimini sağlamak mümkün değil. 4 kişilik bir aile olarak 2 bin 900 lira internet/telefon faturası ve 20 bin lira kira ödemek durumundayız. Bu durum, emekçi ailelerin eğitim ve barınma olanaklarını da zorlaştırıyor.” dedi. Üniversite öğrencilerinin barınma sorunlarına değinen Çakmak, özel yurt fiyatlarının 25 bin liradan başladığını belirterek, emekçi ailelerin çocuklarının eğitim haklarının giderek zorlaştığını kaydetti.
İşçi güvence ve yasal reformlar konusunda da sözlerini sürdüren Çakmak, şu görüşleri paylaştı: “Bugün bu ülkede 9 milyon kişi asgari ücretle çalışıyor; bu rakam, bir tık daha artırıldığında toplam çalışan sayısı 17 milyona yaklaşıyor. İşçi ve çiftçi kazanmazsa, ülke kalkınamaz. Sendikalaşmanın engellerinin kaldırılması ve işçiye güvence sağlanması gereklidir.”