Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’de Yeni Dengeler: Barrack’ın Vizyonu ve ABD-AB Yaklaşımları

ABD’nin Atina Büyükelçisi Tom Barrack, Fener Rum Patrikhanesi önünde Yunan gazetecilere kısa bir röportaj verdi; konuyu Kıbrıs meselesi olarak öne çıkardı. Barrack, Yunanistan ile Türkiye arasındaki potansiyel ekonomik ilerlemenin mümkün olduğunu belirtirken temel sorun olarak adadaki gerilimi işaret etti. Doğu Akdeniz’i istikrarlı bir bölge haline getirecek her planın Kıbrıs’ı içine alması gerektiğini vurguladı.

İstanbul ziyaretinde konuşan Barrack, adadaki bölünmenin sağlık açısından zararlı bir benzetme olan “sağlıklı bir bedenin ortasında bir apse”yle ilişkilendirdi ve bu durumun görmezden gelinemeyeceğini ifade etti. Yakın zamanda Güney Kıbrıs gazetesi Politis ise Ukrayna’daki gelişmelerin ardından Trump’ın bölgesel hedeflerinin Akdeniz’e kaydığını yazdı. Kıbrıs sorununa paralel olarak, Ukrayna-Rusya savaşı için geliştirilen 28 maddelik plan ile Gazze için hazırlanan 20 maddelik plan gibi benzer yaklaşımların Kıbrıs için de uygulanabileceği gündeme geldi.

Kıbrıs’a Çözüm, Hazar’dan Gelebilir olarak görülen çerçeveye göre, ABD kadar Avrupa Birliği de Kıbrıs meselesinin çözümünü arzuluyor. Türkiye’nin muhtemel bir Rus saldırısına karşı Avrupa yanının güçlendirilmesi amacıyla Yunanistan ve Güney Kıbrıs, Türkiye’nin Avrupa’daki entegrasyon sürecine karşı belirleyici konumlarını koruyor. Karasularındaki çekişmenin ve Kıbrıs meselesinin, Türkiye’nin Avrupa savunma projelerine katılımını engellediği iddiası bu iki ülkenin yaklaşımında belirleyici rol oynadı.

Barrack bu tabloyu daha geniş bir ekonomik vizyonla birleştirdi; Kıbrıs sorununun çözülmesiyle Hazar’dan Akdeniz’e uzanan yeni ve refah odaklı bir bölgesel düzenin ortaya çıkabileceğini savundu. Rus petrol ve gazından bağımsızlaşma hedefiyle AB’nin Türkiye üzerinden bir enerji koridoru kurma ihtimali öne çıkarken, bu planların önünde yine Kıbrıs meselesinin durduğu belirtildi. Barrack, ABD’nin yeni Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle ile birlikte Washington’un bölgedeki rolünü görüşüyor.

Kıbrıs İçin Trump Planı başlığı altında Politis’e konuşan uzmanlar, Doğu Akdeniz’de değişimin ancak Washington’un yaklaşımına bağlı olduğunu kaydediyor. Tez göre, ABD’nin artan angajmanı bölge aktörlerini ya hazırlıklı yakalamaya ya da süreci yalnızca izlemeye mecbur bırakabilir. GKRY hükümeti tarafından paylaşılan bir kaynağa göre Barrack kariyer diplomatlığıyla anılmıyor ve siyasi atama ile göreve getirildi. Kaynaklar, ABD’nin önceliklerinin Gazze ve Ukrayna olduğunu, ardından Suriye’ye odaklandığını belirtiyor; Şam’ın finansman sorunları nedeniyle bölgesel istikrarsızlığın sürmesi durumunda bu durumun etkileyeceği endişesini paylaşıyor.

Politis ayrıca Yunanistan ile Türkiye arasındaki diyalogdaki kilit konuların çözüme götürecek somut adımları henüz ortaya koyamadığını yazdı; bölgede iş birliğini teşvik eden başlıklar arasında net ilerlemelerin gözlemlenmediğini belirtti.