Kıymetli Metallere Uzun Vadeli Talep: Fed ve Jeopolitik Dengesinde Altın ve Gümüşün Yeni Zirveleri
ABD ekonomisinin yeni döneme girdiği bu süreçte emtia piyasalarında sert dalgalanmalar sürüyor ve kıymetli metaller yatırımcıların radarında öne çıkıyor. Ons altında 4 bin 420,3 dolarla rekor kıran bir eğilim gözlenirken, gümüş 69,5 dolar bandını, platinde 2 bin 76,6 dolar seviyesini ve paladyumda 1.805,5 doları test eden rakamlar dikkat çekti. Geçtiğimiz yılın sonundaki yükselişler, altın, gümüş, platinyum ve paladyum üzerinde belirgin bir etki bıraktı; bu metallere olan ilginin sürmesi bekleniyor.
Fed’in bir dizi faiz indirimiyle piyasayı desteklemesi, bu yıl toplamda yaklaşık 75 baz puanlık bir düşüş öngörüsüyle kıymetli metalleri olumlu yönde etkiledi. 2026 yılında da iki faiz indirimine gidileceği yönündeki beklenti, Trump’un faiz indirimlerini savunmasıyla birlikte altın ve gümüş için destekleyici bir faktör olarak öne çıkıyor. Ayrıca jeopolitik risklerin sürmesi ve arz sıkıntılarının etkisi, metal talebini güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.
Rusya-Ukrayna gerilimi devam ederken ABD ile Venezuela arasındaki gerilimler de altın ve gümüş fiyatlarını yönlendirmeye devam ediyor. Merkez bankalarının aktif alımları, altın fiyatlarını yükselten kilit etmenlerden biri olarak öne çıkıyor. Hindistan’da emeklilik fonlarının küçük bir kısmının onaylı altın ve gümüş ETF’lerine ayrılmasına olanak tanınması, talebi artırıcı bir başka etken olarak görülüyor.
Gümüş, özellikle endüstriyel talep açısından güçlü bir konumda. Güneş enerjisi, elektronik ve elektrikli araç sektörlerinden gelen talep, gümüşün endüstriyel kullanımını desteklemeye devam ediyor. Ayrıca ABD’nin kritik mineral listesine alınması, gümüş talebinin artacağı yönündeki öngörüleri güçlendiriyor.
PLATİN VE PALADYUM üzerinde Çin’in etkisi önemli ölçüde hissediliyor. Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonunun platin ve paladyum için vadeli işlem ve opsiyon kayıtlarını onaylaması bu metallerin hareketini belirli bir ölçüde yönlendirdi. Arz sorunları, talebe paralel olarak platinyum ve paladyum fiyatlarında sert yükselişe işaret ediyor. Özellikle madencilik arzındaki daralma, gümrük tarifelerindeki belirsizlik ve altına yönelen yatırımcıların bu metallere yönelmesi, yükselişte belirleyici oldu. Rusya kaynaklı jeopolitik riskler paladyum için de yukarı yönlü baskıyı artırdı. Güney Afrika’daki üretim düşüşü platinin yükselişinde etkili olurken, Trump ile Elon Musk arasındaki sözlü çekişme de platini elektrikli olmayan araçlar için kullanımın artacağı yönünde bir beklenti oluşturdu.
FED BEKLENTİLERİ VE FİYAT MİMARİSİ
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, piyasalarda faiz indirimi yönünde bir beklentinin olduğunu ifade ediyor. Aralık ayında gerçekleşmesi muhtemel bir faiz indiriminin kıymetli metallere olumlu yansıyacağına dikkati çeken Ergezen, 2026’da Fed başkanının değişmesiyle birlikte daha sıcak bir faiz indirme sürecinin başlamasının piyasalarda temel motivasyon olduğunu belirtiyor. Bu durumun endüstriyel talepte artışa yol açacağını ve özellikle gümüş, platin ve paladyum gibi metal tüketiminin daha çok destekleneceğini vurguluyor. Altın/gümüş rasyonosunun 65 seviyesinin altına inmesi ise faiz indirim beklentisinin gücünü gösteren önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.
Ergezen, platindeki yükselişte Çin’deki faiz indirimi beklentileri ve yerel teşviklerin etkisini, ABD’de açıklanan enflasyon verisinin beklentilerin altında kalmasının ise altının yeni zirvelere yönelmesinin en kritik tetikleyicisi olduğunu dile getiriyor. Enflasyon verisi dolar ve faiz dinamiklerini baskıladıkça, faiz indirimlerinin süreceğine dair öngörüler güçleniyor ve bu durum endüstriyel alanlarda kullanılan metaller için özellikle olumlu bir ortam yaratıyor.