Kızamık Riskleri ve Aşılama Trendleri: ABD’deki Güncel Gelişmeler
Yeni iletişim çağında kızamık tehdidi, özellikle aşılanmamış veya aşı durumu belirsiz bireyler için hâlâ yüksek risk taşıyor. Mart ayındaki zirve sonrasında bile, vaka sayılarında düşüş görülsede yayılma potansiyeli devam ediyor. CDC, bu durumu halk sağlığı açısından önemli bir sorun olarak tanımlıyor. Üç kişinin hayatını kaybetmesi ve hastaneye kaldırılanların sayısının 191’e ulaşması, salgının ciddiyetini yeniden gösteriyor. Vakalarda büyük çoğunluğun aşılanmamış olması veya aşı durumu hakkında bilgi olmaması dikkat çekiyor.
MMR aşısının güvenli ve etkili olduğu belirtilirken, toplumsal bağışıklığın sağlanması için aşılamada %95’in üzerindeki orana ulaşmanın gerekli olduğu vurgulanıyor. Ancak aşılama karşıtlığı nedeniyle yüzdeler düşüyor; anaokulu çocuklarında aşılama oranı %95,2’den %92,7’ye indi. Bu kayıp, yaklaşık 280 bin çocuğun kızamığa karşı savunmasız kalmasına yol açıyor.
ABD’de özellikle Teksas ve New Mexico eyaletleri salgından en çok etkilenen bölgeler olarak öne çıkıyor. New Mexico, salgının sona erdiğini duyurarak kısa bir rahatlama sağlasa da uzmanlar, aşılanma oranlarındaki düşüşün sürmesi halinde kızamığın yeniden endemik hale gelebileceğini belirtiyor. 2025 başında yayımlanan bir araştırma, mevcut aşı oranlarının sürdürülmesi halinde önümüzdeki 25 yıl içinde toplamda 851 bin vaka, 170 bin hastaneye yatış ve 2 bin 500 ölüm öngörüyor. Ayrıca aşılanma oranlarının %50 azalması durumunda 51 milyon kişinin kızamığa yakalanabileceği ihtimali masada. Bu senaryo, sağlık sistemi üzerinde ciddi bir yük oluşturabilir.