Kongo Sınırında Sivil Katliamı Raporu: Doğrudan Tanıklıklar ve Krizin Etkileri
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Ntoyo köyünde gerçekleşen cenaze töreni, güvenlik güçleri olmadan sürpriz bir saldırıya dönüştü. Sivil kılığındaki IŞİD militanları, törene gelen köylülerin arasına karışarak uzun süredir beklenen tehlikeyi başlattı. Kısa bir sürede baltalar ve palalarla gerçekleştirilen hücumlar, pek çok kişinin yaşamını Ober yitirdi. Olayın ardından en az 60 kişi hayatını kaybetti ve bu dehşet sahnesi çevre halkının hafızasına kazındı. Görgü tanıkları, kadın ve çocukların da hedef alındığını, bazı sivillerin kaçırıldığını ve tehdit edildiklerini aktardı. İnanılmaz bir vahşet tablosu, yaşanan anlarda adeta tek bir dakikada çöktü. Bir kardeşinin baltayla öldürülmesine şahit olan bir erkek ve dört kız çocuğunun zorla kaçırılmasına tanık olan bir annenin kaygı dolu anlatımı, olayın ağırlığını ortaya koydu. Uluslararası Af Örgütü’nün raporu, bu saldırıların boyutunu net biçimde gösterdi ve çoğunluğun Hristiyan kimliği taşıdığı belirtildi; bununla birlikte örgüt, yerel Müslümanların da hedef alındığını kaydetti.
Bir annenin, kendisini ve küçük oğlunu hayatta kalmak için evlerinin içlerine sürüklendiği ve sabah olana kadar hiçbir askerin yardıma gelmediği anlar, bölgenin krizin derinliğini gözler önüne serdi. Görgü tanıkları, akıcılığı bozulan yaşamların, sivil halkın üzerinde süregelen korkuyla yürüdüğünü dile getirdi. 2026’nın başında M23 hareketinin büyük şehirleri ele geçirme girişimi, bölgedeki çatışmayı tırmandırdı ve Kongo ordusu başka cephelerde meşgulken teröristlerin hareket alanı genişledi. Kasım 2025’te bir sağlık merkezine yönelik saldırı sonucu 17 kişi daha yaşamını yitirdi; odalar alevler içinde kaldı ve pek çok kişi içeride mahsur kaldı. Sağ kurtulan bir tanık, hareket halindeyken hedef alınmanın ne denli zor ve tehlikeli olduğunu anlattı. Afrika’nın katliamcıları başlığıyla anılan örgütlenmenin kökleri, 1990’ların Uganda’sında atıldı ve Müslüman topluluklara baskı iddialarıyla kırılma yaşadı. Kaçan militanlar, sınırı aşarak Kongo topraklarına yerleşti ve 2018’e gelindiğinde İslam Devleti’ne bağlılık üstlenerek eylemlerini yoğunlaştırdı. Temmuz 2025’te Irumu bölgesinde gerçekleşen başka bir baskında sekiz kişi daha hayatını kaybetti.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, Doğu Kongo’da sivillerin karşı karşıya kaldığı vahşeti “insanlık dışı” olarak nitelendirdi ve kriz araştırmacısı Rawya Rageh, örgütün bölgedeki faaliyetlerini yıllardır sürdürdüğünü ifade etti.