Konut Balon Risk Haritası: Avrupa ve ABD Şehirlerinde Fiyat Dinamikleri ve Türk Yatırımları

UBS’nin analizine göre Miami, Tokyo ve Zürih ardından gelen şehirler arasında balon riskinin en yüksek olduğu gruplar tek tek belirleniyor. 1,50 puanın üzerindeki şehirler “çok yüksek balon riski” olarak nitelendiriliyor; 1,00–1,50 aralığı ise “yüksek riskli” olarak sınıflandırılıyor. Raporda şehirlerin fiyat artışları, kredi koşulları, kira amortisman süreleri ve arz-talep dengelerinin ayrıntılı şekilde incelendiği ifade ediliyor.

DUBAİ VE LOS ANGELES TEHLİKE SINIRINDA Türklerin sık yatırım yaptığı bir diğer önemli merkez olan Dubai 1,09 puanla balon riski artan şehirler arasında gösteriliyor. Aynı kategoride yer alan Los Angeles, Cenevre ve Amsterdam için de aynı uyarılar geçerli: Fiyatların gelir artış hızını aştığı ve piyasanın sürdürülemezleştiği belirtiliyor.

MADRID’DE FİYATLAR REKOR KIRDI Raporun dikkat çektiği bir başka unsur ise İspanya’nın Madrid şehrindeki konut fiyatlarının son bir yılda reel olarak en hızlı yükselişi göstermesi. Avrupa ölçeğinde ise Londra, Paris ve Milano gibi şehirler “düşük balon riski” grubunda sınıflandırıldı.

KONUT BALONU RİSKİ EN YÜKSEK 10 ŞEHİR listesinde, Miami (1,73), Tokyo (1,59), Zürih (1,55), Los Angeles (1,11), Dubai (1,09), Amsterdam (1,06), Cenevre (1,05), Madrid (0,77), Toronto (0,80) ve Sidney (0,80) yer alıyor. UBS’nin sınıflandırması 0,50–1,00 aralığını orta risk, 1,00–1,50 aralığını yüksek risk ve 1,50 üzerini çok yüksek balon riski olarak tanımlıyor.

TÜRKLERDEN 1,5 MİLYAR DOLARLIK YURT DIŞI KONUT YATIRIMI TCMB verilerine göre 2025’in Ocak–Temmuz döneminde Türk vatandaşlarının yurt dışı konut alımları yaklaşık 1,498 milyar dolar olarak kayda geçti. Temmuz ayında tek başına 253 milyon dolarlık alım gerçekleştirildi ve bu, son yılların en yüksek aylık rakamlarından biri olarak değerlendiriliyor. Bu artış, yüksek gelirli yatırımcıların riskli şehirlerde bile fırsat arayışını sürdürdüğüne işaret ederken, uzmanlar balonun büyümeye devam etmesi halinde küresel konut piyasasında sert bir düzeltmenin gerçekleşebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.