Konya’da Asgari Ücret Eylemi ve Emekçi Talepleri

Konya'da Asgari Ücret Eylemi



AKP’nin kalesi olarak bilinen Konya’da, Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı ve KESK Şubeleri Platformu tarafından 2025 yılı asgari ücretine yönelik dikkat çekici eylemler gerçekleştirildi. Etkinlikte, Saadet Partisi’nin düzenlediği basın açıklamasında, vatandaşlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çay ve simit hesabını anımsatan dövizler taşıdı. Taşınan dövizlerde; “İlla çay, simit hesabı mı yapalım?”, “Evin kirasını kim ödeyecek?”, “Elektrik faturasını kim ödeyecek?” gibi ifadeler yer aldı.

Siz Çarşıyı Bilmiyorsunuz

Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı önünde partililerle birlikte basın açıklaması yapan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, asgari ücretin değil, insani bir ücret talep ettiklerini vurgulayarak, milleti ve emekçiyi ezmeyen bir politika istediklerini dile getirdi. Başkan Demirel, “Açıklanan son asgari ücret rakamıyla, sermayenin dediklerini emir kabul edilmiştir ve enflasyonun tüm yükü yoksulun sırtına bindirilmiştir. 2024 yılında milyonlarca emekli kardeşimizi sadaka parası bile denemeyecek bir ücretle açlığa mahkûm eden iktidar; 2025 yılında yoksul kesimin açlıkla mücadelesini daha da katmerli hâle getirmiştir. Açıklanan asgari ücret, TÜİK'in pembe enflasyonunun dahi altında bir rakamdır! TÜİK'in bütün algı oyunlarına rağmen gösterilen yüzde 47'lik enflasyon oranı bile asgari ücretliye çok görülmüştür. Halbuki biz bu enflasyonun yüzde 80'lerde olduğunu biliyoruz. Biz, ‘yoksul kesimi enflasyona ezdirmeme’ sözünün tutulmadığını biliyoruz. Haftalarca masada oturup, bir çözüm için çalışmadığınızı biliyoruz. Ve artık sizin neyi bilmediğinizi de biliyoruz! Siz çarşıyı, pazarı, sokağı bilmiyorsunuz, emekçiyi bilmiyorsunuz! Öyle görünüyor ki, bir zamanlar hesabı yapılan bir bardak çay ve simidin fiyatını bile bilmiyorsunuz” şeklinde konuştu.

Bu Rakama Neye Göre Belirlediniz?

İktidar yetkililerine “Bu rakamı neye göre belirlediniz, kimle belirlediniz?” sorusunu yönelten Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, konuşmasına şöyle devam etti: “Bir tarafta açlığa, yoksulluğa mahkûm edilen milyonlar varken; diğer tarafta rant, ihale, yolsuzluk ve faizlerle servetine servet katan bir avuç azınlık var. Bu asgari ücret rakamı, yoksul milyonların değil, rantçı azınlığın rakamıdır. Tenceresi boş kalan annelerin değil, sofraları zengin olanların rakamıdır. Sabahın erken saatlerinde işe giden işçinin değil, köşeyi kolay yoldan dönenlerin rakamıdır. Okuluna yırtık botla giden çocukların değil, makam aracı için kavga edenlerin rakamıdır. 85 milyonun değil, faiz lobilerinin rakamıdır. Bu rakam, işçinin ve işverenin değil; Hazine ve Maliye Bakanının rakamıdır. Asgari ücret üzerinden, sırf milleti fakirliğe ikna etmek için çeşitli manipülasyonlar yapıldığını üzülerek izliyoruz. İktidar, 2002 yılından bugüne asgari ücreti dolar bazında 628 dolara çıkardık diye övünüyor. Biz de soruyoruz: Sizin alım gücü diye bir şeyden haberiniz var mı? Zamanında 126 dolar ile geçinebilen bir ülke, neden bugün 628 dolarla geçinemiyor?”

Bu Rakamsal Zulümdür

Asgari ücretle evin kirasının, elektrik faturasının ve su parasının ödenemeyeceğinin altını çizen Demirel, konuşmasını şu cümlelerle noktaladı: “Biz de şimdi buradan soruyoruz: Bu ücretle evin kirası nasıl ödenir? Bu ücretle elektrik parası nasıl ödenir? Bu ücretle çoluk çocuğun okul masrafı nasıl ödenir? Çarşıya, pazara nasıl çıkılır? Güzel ülkemizde asgari ücretle veya biraz üstüne çalışan yaklaşık 8,5 milyon emekçimiz ve ailesinin kabul etmeyeceği, edemeyeceği bu rakamı biz de kabul etmiyoruz. Çünkü bu rakam zulümdür. Emeğe zulümdür. Emekçiye zulümdür. Alın terine zulümdür. Kiraların yüzde 60, pazar fiyatlarının yüzde 100 arttığı bir ortamda çalışana yüzde 30 zam bırakın, verilmesi teklif dahi edilmemelidir. Aziz milletimiz adına buradan haykırıyoruz; bu yanlıştan dönün! Kuru soğana muhtaç ettiğiniz, soğuk evlerinde kombi açamaz duruma düşürdüğünüz, çocuğunun beslenme çantasına ekmekten başka bir şey koyamayan on milyonlarca insanın gözyaşları sizi boğmadan bu yanlıştan dönün. Talebimiz açıktır. Bizler; asgari ücret değil, insani ücret talep ediyoruz.”

Dövizlerde Yazılanlar Dikkat Çekti

Basın açıklaması sırasında partililerin ellerindeki dövizler ise dikkat çekti. Bu dövizlerde, Erdoğan'ın 1993'teki 'çay-simit hesabı' anımsatıldı. Taşınan dövizlerde, “İlla çay, simit hesabı mı yapalım?”, “Evin kirasını kim ödeyecek?”, “Elektrik faturasını kim ödeyecek?” gibi ifadeler dikkat çekti.

KESK Üyeleri de Tepki Gösterdi

Öte yandan, KESK Şubeler Platformu üyeleri de Zafer Meydanı’nda 2025 yılı asgari ücret tutarına karşı protesto eylemi gerçekleştirdi. Eylemde yapılan açıklamada, “Sefalette asgari ücret artışını kabul etmiyoruz. KESK Şubeler Platformu olarak çocukların aç yatağa girmediği bir dünya için mücadele etmeye devam edeceğiz. Asgari ücretle geçinemeyen emekçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadeleri yer aldı.