Longevity Diyeti ve Baklagiller: Sağlıklı Uzun Yaşam İçin Bitkisel Besinlerin Gücü
Yaşlanmayı yavaşlatmayı hedefleyen Longevity Diyeti, büyük ölçüde bitki temelli besinleri ön planda tutar ve düşük proteinli bir yaklaşım sunar. Bu yaklaşımda bakliyatlar; sebze, tam tahıl ve zeytinyağı gibi temel gıdalarla birlikte besin gruplarının ana parçalarından biri olarak öne çıkar. Uzun ömür için gerekli olan besin öğelerini karşılamaya odaklanan bu diyetin önemli bir ögesi de baklagillerdir.
Uzmanlar, haftada 2-3 kez bakliyat tüketiminin sağlıklı uzun yaşamın kapılarını araladığını vurgular. Mavi Bölgeler olarak anılan Ikarya, Sardunya, Nikoya, Loma Linda ve Okinawa’da bitkisel ağırlıklı beslenmenin yaygın olduğunu ve baklediğin bu besin grubunun da bu diyetin temel taşlarından biri olduğunu gösteren pek çok çalışma bulunmaktadır.
Günümüzde fastfood kültürü, geleneksel lezzetlerden giderek uzaklaşmamıza yol açıyor. Çocuklar ve gençler pizza ve hamburger gibi hazır yiyeceklerle beslenmeye yönelince, obezite ve tip 2 diyabet gibi sorunlar artış gösteriyor. Evlerde kuru fasulye, nohut ve mercimek gibi baklagil yemeklerinin sık sık pişirilmesi ise azalıyor.
Kalp-damar sağlığını korumada önemli bir rol oynar Baklagillerin düzenli tüketimi kötü huylu kolesterolü düşürmeye yardımcı olur. Harvard’daki bir çalışmada, her gün yaklaşık 1/3 kase baklagil tüketiminin kan şekeri ve kolesterol üzerinde olumlu etkiler yaratarak kalp krizi riskini yaklaşık %40 azaltabileceği gösterilmiştir. Ayrıca başka bir çalışmada, haftada dört veya daha fazla baklagil tüketenlerin, haftada bir kereden az tüketenlere göre kalp krizi riskinin önemli ölçüde gerilediği gözlemlenmiştir. Bu besinler, folik asit, magnezyum, B6 vitamini ve lif bakımından zengin oldukları için damar sağlığını desteklerler.
Anti-diyabetik etkileri bulunur Baklagillerin glisemik indeksi düşüktür ve lif içeriği yüksektir; bu da kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olarak tokluk hissi ve tatlı isteğinin kontrol altında tutulmasına katkı sağlar. Örneğin, 100 gram kuru fasulyede yaklaşık 6, mercimekte 8, nohutta 4 gram lif bulunur. Bu lifler, glukozun yavaş salınımını sağlayarak diyabet riskini azaltmaya destek olur. Özellikle şeker hastalarının bile ölçülü tüketebileceği besinler arasındadırlar.
Karbonhidrat yapısı farklı Baklagillerin karbonhidrat miktarı, proteinin iki-üç katı kadardır; bu karbonhidratlar, amilopektin A yerine daha sindirimi güç olan amilopektin C yapısında bulunur. Ayrıca FODMAP grubu karbonhidratlar da baklagillerde yer alır ve sindirim üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle baklagiller, insülin direnci, diyabet ve kalp hastalıkları riskini azaltmada olumlu rol oynayabilir.
Gıdaların bütüncül faydası Baklagiller, bitkisel gıdalar içinde en yüksek proteini sağlamalarıyla dikkat çeker (yaklaşık %20-36 arası). İçerdikleri lif, antioksidanlar ve mineraller (demir, magnezyum, potasyum vb.) ile sağlıklı beslenmeyi desteklerler. Ayrıca kuru baklagiller, tam protein içeren yiyeceklerle birlikte tüketildiğinde dengeli bir beslenme sunar. Yağ içeriği düşüktür ve kolesterol içermezler; ayrıca omega-3 yönünden de katkı sağlarlar.
Antioksidan zengini bir kaynak Baklagiller flavonoid ve fenolik bileşenler açısından zengindir ve serbest radikallerle savaşmada önemli rol oynar. Ayrıca bazı bileşikler kanser riskini azaltıcı etkiler gösterebilecek potansiyele sahiptir. Ancak bazı minerallerin emilimini etkileyebilecek fitat ve lektinler içerirler; bu nedenle aşırıya kaçmadan, ıslatma ve uygun pişirme ile besin değerlerini korumak gerekir. Mercimek ve bezelye dışındaki baklagillerin gece suda bekletilmesi, bu olumsuz etkilerin azaltılmasına yardımcı olur.
Nasıl tüketilmeli? Limonlu soslar ve salatalarda baklagillerin demir emilimini artıracak şekilde tüketilmesi önerilir. Kuru fasulye ile bulgur pilavı gibi karışımların yanında yoğurt veya ayran tüketimi, şeker emilimini yavaşlatabilir. Ayrıca baklagillerin yüksek demir içeriği ile kemik sağlığına katkıda bulunur; lif içeriği ise sindirimi destekler ve kilo kontrolüne katkı sağlar.