Meta’nın Metaverse Vizyonundan Olası Dönüşüm: XR ve Giyilebilir Teknolojiye Odaklanış
Meta, metaverse vizyonunu uzun vadeli bir hedef olarak sunmuş olsa da 2026 başında bu stratejiyi güncellemeye yönelen adımlar atmıştır. Ocak ayında Reality Labs biriminde, metaverse geliştirme süreçleriyle ilişkilendirilmiş veri mühendisleri, yazılım mühendisleri ve oyun geliştiricilerini kapsayan yaklaşık %10’luk bir iş gücü azaltımı gerçekleşti. Bu hareket, Mark Zuckerberg’in şirketin adını dahi bu vizyon etrafında adlandırdığı dönemin geride kaldığına dair bir sinyal olarak değerlendirildi. Meta’nın dördüncü çeyrek kazanç tablosu ise tabloyu netleştirdi: sanal gerçeklik iş kolunun geçen yıl zararını 19,1 milyar dolar olarak duyurdu, bu zararın 6,2 milyar dolarlık kısmı son çeyreğe tekabül ediyor.
Girişim, yatırımcılara yaptığı açıklamada XR (genişletilmiş gerçeklik) alanındaki çalışmalara devam edeceğini ve özellikle Ray-Ban ile ortak geliştirilen yapay zeka destekli giyilebilir gözlüklerin üzerinde odaklanacaklarını ifade etti. Analistler, metaverse’in başarısızlığına birden fazla neden bağlarken, Omdia Kıdemli Analisti George Jijiashvili Zuckerberg’in hedefinin Apple’ın iOS’u ve Google’ın Android uygulama mağazalarından bağımsız hareket etmek olduğuna dikkat çekiyor. Jijiashvili, Meta’nın metaverse’i bir sonraki büyük bilişim platformu olarak konumlandırma amacı taşıdığını belirtse de teknolojik gerçekliklerle örtüşmediğini vurguluyor.
Kristensson da sanal gerçeklik başlıklarının günlük kullanım açısından sorunlar doğurduğunu belirtiyor. Cambridge Üniversitesi profesörü Per Ola Kristensson’un 2022’de yürüttüğü çalışmada katılımcılar, sanal bir çalışma ortamında haftada 40 saat geçirmeyi denemişler; ancak deneyimden memnun kalmamışlar. Katılımcılar, verimlilik algısında düşüş, hayal kırıklığı, kaygı artışı ve göz yorgunluğu gibi sonuçlar bildirmişler. Kablolarla uğraşma ve başlığı kaldırmak için yapılan ufak ama sürekli uğraşlar bile deneyimi zorlaştırmış. Ayrıca metaverse’in kullanıcılar ve şirketler için yeterince güçlü bir cazibe sunmadığı görüşü öne çıkıyor. “Facebook’ta yaşar gibi bir sanal dünya” fikrinin ise gerçekçi bir vizyon olmadığı ifade ediliyor.
Meta, metaverse terimini tamamen rafa kaldırmasa da yön değişikliğini gözlükler ve giyilebilir cihazlar üzerine yoğunlaştıracağını, Horizon platformunun mobilde büyütülmesini ve sanal gerçekliğin kârlı bir ekosisteme dönüştürülmesini hedeflediğini belirtti. Gartner da daha önce 2026’ya kadar metaverse kullanıcılarının her dört kişiden birinin günlük en az bir saatini bu alanda geçireceğini öngörmesine rağmen, metaverse’ü tek bir teknoloji ya da uygulamadan ziyade çeşitli unsurların birleşimi olarak gördüğünü ifade etmişti.
Kristensson ve diğer araştırmacılar, XR ile yapay zekâ entegrasyonuna odaklanmanın yeni fırsatlar doğuracağını savunuyor. Artırılmış gerçeklik gözlüklerinin fiziksel dünyayı algılayıp dijital bilgileri sunan gelişmiş bir yapay zekâ arayüzüne dönüşebileceğini ve bu gelişmenin, ev robotlarıyla iletişimde de daha doğal yönlendirmeler sağlayabileceğini belirtiyorlar. Öte yandan Decentraland gibi sanal dünyalar, metaverse heyecanının sönmesini olumsuz değil, özgürleştirici bir değişim olarak görüyor. Kim Currier, metaverse kavramının abartılı beklentiler yarattığını ve odak noktasını şirket gösterilerinden topluluk odaklı etkinliklere kaydırmanın daha gerçekçi olduğunu ifade ediyor. Platform üzerinde ayda yaklaşık 24 topluluk tarafından düzenlenen etkinlikler gerçekleşiyor ve kullanıcılar yalnızca tüketmek için değil, katkıda bulunmak için de geliyor.
Genç kullanıcılar arasında Roblox ve Fortnite gibi platformların başarısı, kullanıcı odaklı yaklaşımın ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Jijiashvili’ye göre Meta’nın Horizon’u mobil odaklı büyütme çabası, bu eğilime yanıt niteliğinde. Uzmanlar, insanların giderek daha dijital ve bağlantılı dünyalarda yaşama isteğinin Meta için tamamen haksız biralgı olmadığını, ancak 2021’de sunulan metaverse versiyonunun bugün kullanıcılar tarafından istenmediğini belirtiyor. Gelecekte bu vizyonun farklı bir evrimle, mevcut platformların dönüşümüyle veya tamamen yeni oyuncularla şekillenebileceği ifade ediliyor.