Milyarlarcasını eridi! O gizemli hastalığın faili bulundu

2013 Kasımında bildirilen ilk vakalardan bu yana Kuzey Amerika’nın batı kıyıları sarsıldı; dünyaya yayılan benzer “erime” olayları, bu hastalığın 40’tan fazla türü etkilediğini gösteriyor. Başlangıçta kabuklu ve dikenli yüzeylerde lezyonlar belirdi; ardından kaslar çözüldü, kollar bükülüp kopabildi ve deniz yıldızları birkaç gün içerisinde yaşamını yitirdi.




NEREDYSE YOK OLDUKLAR Ayçiçeği deniz yıldızları (Pycnopodia helianthoides) 24 koluyla bilinirken, erken yıllarda %90’dan fazla kayıp yaşandı. 2015’e ulaşıldığında Alaska’dan Meksika’ya kadar sahillerde bu tür neredeyse yok oldu; Uluslararası Doğa Koruma Birliği 2020’de onları “kritik tehlikede” olarak sınıflandırdı.

Deniz yıldızları, denizkestaneleriyle beslenir; denizkestaneleri ise yosun ormanlarını tüketir. Yıldızların yokluğunda denizkestaneleri kontrolden çıkarak zaten zorlanan yosun ormanlarını adeta “çorak arazilere” çeviriyor. Bu ormanlar ise su samurlarından balıklara, ıstakoz, yengeç ve karides gibi pek çok tür için yaşam alanı oluşturur; ayrıca karbondioksiti emerek sera gazı birikimini azaltır ve kıyıları fırtınalara karşı korur.

TESPİTİ ZOR Aynı cinse ait bazı bakteriler insanlarda koleraya, mercanlarda beyazlamaya yol açsa da Washington Üniversitesi’nden deniz ekoloğu Drew Harvell, bu bakterinin histolojide “diğerleri gibi görünmediğini” ve muhtemelen bağışıklığı baskıladığı bir toksin üretme kapasitesi nedeniyle tespitinin güçleştiğini belirtiyor.
İlk çalışmalar etkenin virüs olduğunu düşündürmüştü; fakat bu yüzden yaygın bakteri gruplarında olması bilim insanlarını şaşırtmıştı. Tanı sürecinin önü, hastalıksız birey bulmanın güçlüğü, enfekte dokularda görünür bir patojen olmaması ve denizel bulaşıcı hastalıklar hakkında genel bilgi eksikliği gibi engellerle kesişti.




ETKENİN BAKTERİYEL OLDUĞU BULUNDU Evrimsel ekolojist Melanie Prentice’ın ekibi, karantinada yetiştirilmiş ayçiçeği deniz yıldızlarıyla yedi kontrollü maruziyet deneyi gerçekleştirdi. Enfekte doku ya da sıvıya maruz bırakılan sağlıklı bireyler kısa sürede belirgin biçimde kötüleşti. Filtreleme (0,22 mikrometre) ve ısıtma sonrası materyalle temas eden deniz yıldızlarının ise hayatta kaldığı görüldü; bu bulgu, etkenin bakteriyel olduğuna dair güçlü kanıt oldu.

Laboratuvar ve denizde toplanan enfekte örneklerin RNA dizilemesi, tarak larvaları ve istiridyelerde bilinen bir patojen olan Vibrio pectenicida’yı ortaya çıkardı. Bakterinin FHCF-3 suşu hastalıklı yıldızlardan izole edilip sağlıklı bireylere verildiğinde, kolların bükülüp erimeye başlamasıyla teşhis kesinleşti. ‘HEPİMİZİN TÜRLERİ DİKEN DİKEN OLDU’ Kanada’daki UBC ve Hakai Enstitüsü’nden deniz hastalıkları ekoloğu Alyssa Gehman şu sözlerle duygularını paylaştı: “Hepimizin tüyleri diken diken oldu. ‘İşte bu’ dedik.”

Araştırma ekibi, iklim değişikliğinin de tabloda rol oynayabileceğini düşünüyor; çünkü Vibrio bakterileri daha sıcak sularda çoğalma eğiliminde bulunuyor.
Nitekim bazı ayçiçeği deniz yıldızı popülasyonları, bakterinin tutunamayacağı kadar soğuk olabilecek Britanya Kolumbiyası fiyortlarında hayatta kalmaya çalışıyorlar. Gehman, “Sıcaklığa bağımlılık meselesine yakından bakmalıyız,” dedi. The Nature Conservancy’den Jono Wilson ise, bu kaybın nedenini anlamanın hem türün toparlanması hem de yosun ormanlarının sağladığı faydaların korunması için kritik olduğunu vurguladı.