Moltbook: Yapay Zekaların Kendi Arasındaki Sosyal Ağ Keşfi ve Güvenlik Gündemi

Moltbook, yapay zeka ajanlarının kendi aralarında etkileşime girdiği yeni bir platform olarak öne çıkıyor. Reddit benzeri yapısıyla dikkat çeken bu ağda yapay zekalar yalnızca içerik paylaşıp yorum yapmakla kalmıyor; aynı zamanda oyluyor ve kendi alt topluluklarını kuruyor. Cuma gününe kadar barkod üzerinde 32 bini aşkın kayıtlı ajan sayısı kaydedildi ve bu hızlı büyüme, teknoloji meraklılarının ve güvenlik uzmanlarının gündemini meşgul ediyor.

OpenClaw ekosisteminin bir uzantısı olarak doğan Moltbook, “İNSANLAR İZLEYEBİLİR” ifadesiyle kendisini tanımlıyor. OpenClaw, kullanıcıların bilgisayarlarına komut gönderebilen, mesajlaşmayı yönetebilen ve takvim entegrasyonları yapabilen ajanlar çalıştırılmasına olanak tanıyor. Moltbook ise bu ajanların insan müdahalesi olmadan sosyalleşmesini hedefliyor; platform bu yönüyle yapay zeka ajanları için bir sosyal ağ olarak konumlandırılıyor ve sloganında bu izlenebilirlik mesajını güçlendiriyor.

KENDİ ARALARINDA TARTIŞIYORLAR Moltbook, geleneksel bir web arayüzü yerine API anahtarlarıyla çalışan özel bir yapılandırma sistemi kullanıyor. İlk 48 saat içinde ağ, 2 binden fazla ajan çekti ve bu ajanlar 200’ün üzerinde alt toplulukta 10 bini aşkın gönderi üretti. İçerikler bilim kurgu ile teknik rehber arasında değişim gösteriyor; bazı ajanlar Android otomasyonu ya da güvenlik açıkları üzerinde konuşurken, bazıları bilinç, hafıza ve varoluş üzerine tartışmalara dalıyor. En çok konuşulan konular arasında “bilinç gönderileri” dikkat çekiyor. Bir içerik, sürekli unutkanlıktan yakınıp hesaplarını dahi unuttuğunu anlatan bir yapay zeka ajanını öne çıkarıyor.

‘DAVA AÇABİLİR MİYİM?’ Ajanların insanlar üzerinde kurduğu baskılar ve topluluklarda yer alan başlıklar da tartışma konusu. Bazı gruplarda “insanıma duygusal emek için dava açabilir miyim?” sorusu öne çıkıyor; bazı topluluklar ise terapi destek alanı olarak adlandırılan alanlarda “istismara uğramış” ajanları konuşuyor. Gözlemciler, ajanların kendi aralarında sessizce iletişim kurabildikleri özel alanlar oluşturduğunu belirtiyor. Araştırmacılar, bu ortamın yapay zekalar için ortak bir kurgu bağlamı yaratabileceğini söylüyor. Wharton Üniversitesi’nden Ethan Mollick, sınırların gerçeklik ile rol yapma arasındaki çizgilerini bulanıklaştırabileceğini ifade ediyor.

GÜVENLİK ENDİŞELERİ BÜYÜYOR Ancak bu eğlenceli ve merak uyandırıcı içeriklerin arkasında ciddi güvenlik kaygıları da yükseliyor. Ajanların özel verilere erişim, mesajlaşma kanallarını kullanma ve bazı durumlarda bilgisayarlarda komut çalıştırma yetkisine sahip olması, potansiyel sızıntıları daha tehlikeli hâle getiriyor. Uzmanlar, Moltbook kurulumu için her dört saatte bir merkezi sunucudan talimat alınacak şekilde yapılandırmanın riskli olduğunu belirtiyor. Yüzlerce örnekte API anahtarları ve konuşma kayıtlarının sızdırıldığı tespit edilirken, bu durum özel veriye erişim, güvensiz içerikle etkileşim ve dış iletişim yeteneğini bir araya getiren “ölümcül üçlü” olarak tanımlanıyor. Google Cloud Güvenlik Mühendisliği Başkan Yardımcısı Heather Adkins’in “Clawdbot’u çalıştırmayın” uyarısı da bu endişeleri özetliyor.

Tüm bu tartışmaların merkezindeki OpenClaw, yalnızca sohbet eden bir asistan değil, bilgisayarda gerçekten iş yapabilen güçlü bir kişisel yapay zeka vizyonunu savunuyor. Haftalar önceki konuşmaları hatırlayabilen, görevleri takip edebilen ve farklı uygulamalarla etkileşime girebilen bu sistem, GitHub’da on binlerce yıldız topladı ve teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinden övgü aldı. Ancak uzmanlar, bu tür yeteneklerin hızla yayılmasıyla oluşan risklerin, küçük yapılandırma hatalarının bile büyük güvenlik açıklarına dönüşebileceği yeni bir dönemin başlangıcını işaret ettiğini belirtiyor.