Murad Ülker: Borç Yapılandırması ve 2030’da Tamamen Sona Erecek Süreç – Yıldız Holding’in Stratejisi
Murat Ülker, Forbes’in 2025 listesine göre Türkiye’nin en zengin iş insanı olarak öne çıkıyor ve bankalarla yaptığı borç yapılandırmasının son detaylarını paylaşıyor. 2018 yılında, kısa vadeli de dahil olmak üzere yaklaşık 400 krediyle toplam borcun yapılandırıldığı döneme dair anılarını Sabah Gazetesi ile paylaştı.
O süreçte Ülker, Türkiye’deki 55 fabrikasıyla birlikte toplamda 80 üretim noktasına işaret ederek, borçlarının büyük kısmını ödemeyi sürdürdüklerini ve 30 fabrikasını sattıklarını ifade etti. Hedeflenen tarih olan 2030’da borçların tamamen kapanacağını belirterek, bu süreçte şirketleri büyütmeye de odaklandıklarını aktardı: “2030’DA TAMAMEN BİTİYOR”.
Kamuoyunda uzun süre tartışılan borç yapılandırması konusunda Ülker, 7,5 milyar dolar olan borcun altı yıl içinde 500 milyon dolara indiğini söyleyerek, yeni fırsatlar çıktığında şirket alımına açık olduklarını ifade etti. “30’DAN FAZLA FABRİKA SATTIM” başlığıyla öne çıkan açıklamalarında, Yıldız Holding bünyesinde şu an 47 fabrikanın faaliyet gösterdiğini ve satılan işletmelerin de yeni sahipleriyle çalışmaya devam ettiğini belirtti. Ülker, satılan hiçbir fabrikanın kapanmadığını ve hepsinin faal olduğunu vurguladı: “Keşke satmasaydım dediğim bir fabrika yok.”
Türkiye’deki yüksek enflasyon döneminin Yıldız Holding’in satışlarını nasıl etkilediğine ilişkin sorulara Ülker şu yanıtı verdi: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İşler nasıl?” sorusuna yanıt verirken, hükümetsel öngörülerin iş planlarını şekillendirdiğini ve bunun piyasa performansına olumlu yansıdığını dile getirdi. Pazar payında bir düşüş olmadığını, rekabetin bir kısmının gerilediğini ve bunun kendileri aleyhine değil, piyasaya fayda sağladığını ifade etti.
Marketler ve maliyet yapısı konusunda ise Yıldız Holding’in Şok Marketler gibi büyük bir oyuncusu olduğu, bazı eleştirilere rağmen üreticiden marketlere uzanan zincirde maliyetlerin marjlar üzerinde kritik bir rol oynadığını belirtti. Bugün marketlerin yaklaşık olarak ciro üzerindeki payı ve işçilik, sermaye ve dağıtım giderleri gibi kalemlerin toplam maliyete etkisini vurguladı. Ülker, marketlerin kazanç yüzdelerini küçümsemeden, kar marjlarının sektörde çeşitlilik gösterdiğini ve bazı durumlarda çok sınırlı kâr elde ettiğini ifade etti: “Kazanalım, ama zarar ettirecek yerleri yok.”