Nisan Enflasyonu ve Petrol Dalgalanmalarının Gölgesinde Yükselen Sorular
İran-İsrail gerilimlerinin petrol piyasalarını sarsması ve bu süreçte küresel risk iştahının zayıflaması, iç politikadaki sıkı para politikalarıyla birleşince fiyat baskılarının sürmesini sağlıyor. Önümüzdeki dönemde odak noktası Nisan ayı enflasyonu olacak; bir aylık verinin %2,31’in altında gelmesi halinde yıllık büyümenin %30’un altına düşmesi ihtimali gündemde tartışılıyor. Bu senaryonun gerçeklikle ne kadar uyumlu olduğuna dair düşünceler Ekonomist Muhammed Kutub Bağırgan’ın değerlendirmelerinde netleşiyor. “BU TABLODA YÜZDE 30’UN ALTI SORU İŞARETİ DOĞURUR” Söz konusu düşüşün teknik olarak mümkün görünse de mevcut jeopolitik ortam ve enerji maliyetlerindeki baskı, gerçek dünyada sorulara kapı aralıyor. Geçen yıl Nisan’da enflasyonun %3 civarında seyrettiğini hatırlatan Bağırgan, bu yıl enerjinin ve risklerin çok daha yoğun olduğunu belirterek, aylık enflasyonun anlamlı biçimde düşmesinin kamuoyunda net bir algı yaratacağını ifade ediyor. “SAVAŞ ETKİSİ MARTTA DEĞİL NİSANDA HİSSEDİLİR” Enerji ve lojistik maliyetlerindeki artışın gecikmeli etkisi vurgulanırken, mart ayında görülen ılımlı verilerin aslında Nisan’da netleşmesi bekleniyor. Petrolün 90 dolar bandına yaklaşmasıyla enerji maliyetlerinin enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceği vurgulanıyor. “KÜRESEL VE YEREL RİSKLER ARTIYOR, ENFLASYON DÜŞÜYORSA ANLATILMALI” Bağırgan, hızlı enflasyon düşüşünün tek başına güven verici olmayacağını; bunun nasıl ve hangi koşullarda gerçekleştiğinin ikna edici şekilde açıklanması gerektiğini ifade ediyor. Güncel konjonktürde enflasyonu aşağı çeken güçlü bir hikâye bulunmamasının, riskler arttıkça güven kaybını tetikleyebileceğini belirtiyor. “GÜVEN UNSURU EN AZ ENFLASYON KADAR ÖNEMLİ” Verilerin sadece rakamlardan ibaret olmadığını hatırlatan ekonomist, güvenin para politikası ve kamuoyuyla olan ilişkisinin kırılganlığına dikkat çekiyor. Beklentilerin bozulması halinde enflasyonla mücadelede güven eksikliğinin zora gireceğini vurguluyor. “YÜZDE 30’UN ALTI BAŞARI MI, TARTIŞMA MI?” Nisan verisinin tek bir sayı meselesinden öte, ekonomi yönetimin kredibilitesiyle ilgili kritik bir test niteliği taşıyacağını söyleyen Bağırgan, düşüşün zamanlaması ve arka planının dikkatle analiz edilmesi gerektiğini belirtiyor. Enflasyonun sadece düşmesi değil, nasıl ve hangi koşullarda düştüğünün de değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekliyor.