Oscarlı belgeselde Filistinlilerin sesi olan aktivist, İsrailli yerleşimci tarafından öldürüldü
Hathaleen'in Ölüm Anı ve Olayın Detayları
Yerel kaynaklara göre, olay, Filistinlilerin topraklarına yapılan saldırılar sırasında gerçekleşti. İsrailli yerleşimciler, dozerlerle köy arazisine girdi ve ağaçları tahrip etti. Bu durum karşısında bölgedeki Filistinliler, haklarını savunmak ve saldırganları durdurmak amacıyla müdahale etmeye çalıştı. Ancak, olaylar kontrolden çıkınca, Hathaleen de çatışmalara katıldı. O esnada, yerleşimcilerin dozer operatörüyle karşılaşması ve durdurmaya çalışması sonucu, dozerin bıçak kısmı doğrudan yere savruldu. Bu olay sırasında, bölgedeki diğer Filistinliler de müdahale etmek için harekete geçti. Levi, yerleşim alanından çıkarak, Filistinlilere rastgele ateş açmaya başladı.
Hathaleen, olayın en yoğun yaşandığı sırada uzakta bir noktada duruyordu. Kurşun, göğsüne isabet ederek hayatını kaybetti. Bir arkadaşına ve belgeselin diğer yönetmeni Basel Adra'ya göre, "Sevgili dostum Awdah bu akşam katledildi. Köyündeki halk merkezinin önünde duruyordu. Bir yerleşimcinin kurşunu göğsüne saplandı. İşte İsrail böyle yok ediyor bizi, birer birer" diyerek durumu özetledi.
Hathaleen'in Son Mesajları ve Çağrıları
Hathaleen, vurulmadan kısa bir süre önce sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı son paylaşımda, bölgedeki duruma dikkat çekti ve yardım çağrısında bulundu. "Yerleşimciler evlerimizin arkasında yeni inşaatlar yapıyor. Şu anda su ve elektrik hatlarımız kesiliyor. Eğer yetkililere ulaşabiliyorsanız, lütfen gerekeni yapın" ifadeleriyle yaşananlara sesini duyurmaya çalıştı. Ayrıca, bölgede yaşanan yıkım ve tahliyeleri anlatarak, uluslararası camianın ve ilgili kurumların yardımını talep etti.
Resmi Açıklamalar ve Güncel Durum
Filistin Eğitim Bakanlığı, yaptığı resmi açıklamada, "Hathaleen, El Halil yakınlarındaki Umm al-Kahir köyüne yapılan saldırıda, yerleşimciler tarafından öldürülmüştür" diyerek olayın ciddiyetini vurguladı. Ayrıca, Hathaleen’in daha önce +972 adlı gazetede kaleme aldığı yazılar da dikkat çekti. Bu yazılarda, zorla tahliyeler ve bölgedeki yıkımlar hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Geçtiğimiz hafta yayımladığı bir başka yazısında, köyde yaşananları şu sözlerle anlatmıştı: "Yıkım ekipleri köye girdi. Tüm çocuklar annelerine koşuyor. Anneler evlerindeki eşyaları toplamaya çalışıyor. Herkes göz ucuyla olayları izliyor. Bugün kimin evi yıkılacak diye bekliyoruz. Askerler dozerlerle geliyor. Herkes birbirinin gözünün içine bakıyor ama teselli edecek söz yok. Çocuklar neden diye soruyor. Cevap veremiyoruz".”