Plasenta ve Hava Kirliliği: PM2.5 Maruziyeti Deneysel Sistemle İncelendi
Hava kirliliğinin gebelik sağlığı üzerindeki etkileri konusunda yeni bulgular, partiküllerin sadece plasentaya ulaşmakla kalmadığını, aynı zamanda bu organın bağışıklık işlevlerinde de önemli değişikliklere yol açabildiğini gösteriyor. İsveçli bilim insanları, Lund Üniversitesi liderliğindeki ekip tarafından yürütülen bir çalışmada, doğum anında toplanan 13 sağlıklı plasentayı yapay rahim benzeri bir sisteme bağladı ve yaklaşık altı saat boyunca canlılıklarını sürdürmelerini sağladı. Bu sistem, anne ve bebeğin fiziksel koşullarını simüle ederek plasenta ortamını mümkün olduğunca doğal kılıyor.
Çalışmada, Malmö’nin yoğun trafiğe sahip bir kavşağından 2017 yılında alınan PM2.5 sınıfı ince partiküller, sistemdeki plasentalara maruz bırakıldı. Deneyde altı plasenta kontrol olarak bırakılırken, beşine 5 saat, birine 60 dakika ve birine ise sadece 30 dakika boyunca kirlilik etkisi uygulandı. SADECE 30 DAKİKA YETİYOR şeklinde özetlenen sonuçlar hayli dikkat çekici: 30 dakikalık maruziyet, plasentanın yapısal proteinlerinden kolajen üzerinde belirgin bozulmalara yol açtı. Ayrıca, gebeliğin ilk döneminde normal aralıkta olan fakat ikinci trimestrde preeklampsi riskiyle ilişkilendirilen hCG hormonunun düzeylerinde maruziyetten sonra artış görüldü.
Özellikle Hofbauer hücrelerinde, kısa süreli kirlilik maruziyetinin ardından anti-inflamatuar durumdan inflamatuar görünüme geçiş saptandı ki bu durum plasentanın gebelik komplikasyonlarıyla ilişkili potansiyel riskini destekler nitelikteydi. Çalışmaya katılan Dr. Stefan Hansson, bu etkilerin doğrudan uzun vadeli sonuçlar doğuracağını söylemese de, gebelik boyunca devam ederse klinik olarak önemli hale gelebileceğini ifade etti. Hansson ayrıca, bu inflamasyonu baskılayacak tedavilerin preeklampsi riskini azaltabileceğini öne sürdü. Ancak bilim insanları, sorunun bireysel önlemlerden çok hava kirliliğinin genel düzeyinin azaltılması gerektiğini vurguluyor.
Dr. Jonathan Grigg ise “PM2.5 maruziyetini azaltmak için daha fazla veriye ihtiyacımız yok; aksiyon almak için yeterli nedenimiz var” sözleriyle çağrıda bulundu. Bu haber yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye veya tedavi önerisi değildir. Sağlıkla ilgili kararlar almadan önce mutlaka bir doktora veya uzman sağlık profesyoneline başvurulması önerilir.