Raylar Altında Keşfedilen Tapınak: Toltek Sunağı ve Baş Kesme Ritüelleri
Bir demiryolu projesinin inşaatı sırasında Meksika’da, başkentteki ulaşım vizyonuna paralel olarak kararlı bir arkeolojik sürpriz ortaya çıktı. Queretaro yönüne giden hattın yakınlarında, çalışanlar rayların hemen ötesinde binlerce yıl öncesine ait bir sunağa rastladı. INAH uzmanları tarafından yürütülen incelemeler, bu yapının M.S. 900-1100 yılları arasına tarihlenen, dini törenlerde kullanılan üç basamaklı bir sunak olduğunu gösterdi. Yaklaşık bir metre yüksekliğindeki andezit taşından oluşan anıt, basit bir taş yığını değil; eski bir inanç sistemiyle ilgili somut kanıt olarak dikkat çekiyor.
Sunak zaten kazı çalışmaları sırasında bulunduğu konumuyla da dikkat çekti. Üç yüzünde yapılan kazılar, tabanında dört adet insan kafatası ve parçalanmış uyluk kemikleri gibi kalıntıları gün yüzüne çıkardı. Arkeolojik Proje Koordinatörü Victor Francisco Heredia Guillén, buluntuların tesadüf olmadığını ve sunak inşa süreçlerinde tanrılara sunulmuş bilinçli ritüel hediyeleri olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, sunaktaki kurbanların tamamının tam iskelet halinde olmadığını, bazı parçaların yerleştirildiğini belirtiyor; hatta bir kafatasının omuriliğine kadar eriştiği bulgusu, bölgedeki eski baş kesme ritüellerinin izlerini gün yüzüne çıkarıyor.
Fotoğraf: INAH
Keşfin en dikkat çekici yönlerinden biri de sunakla çevresindeki alanın konumunda yatıyor. Kazılar ilerledikçe, sunağın etrafında antik duvar temelleri ve özel bir taban döşemesi tespit edildi. Bu bulgu, yapının sıradan bir açık alan yerine dönemin elit tabakası ya da soylulara ait bir saray iç avlusunda yer aldığı izlenimini güçlendiriyor. Sunakta ayrıca kurban ritüellerinde kullanılan keskin obsidyen ve çakmaktaşı bıçaklar ile özel siyah seramik kaplar ve dokuma araçları bulundu.
Meksika’nın Kültürel Mirası Koruma Altında Kültür Bakanı Claudia Curiel de Icaza, bu keşfin Toltek medeniyetinin şehirleşme dinamiklerini derinlemesine anlamaya katkı sağladığını ifade etti. Bakan, halkın hafızasını oluşturan arkeolojik mirasın modern demiryolu projeleri ilerlemiş olsa da titizlikle korunacağını ve buluntuların müzelere taşıyacağını kaydetti.