Refah Payı Talepleri ve Enflasyonla Mücadelede Memur-Emekli Eriyen Gelirler

Enflasyonla mücadele süreci uzadıkça, sabit gelirli milyonlarca memur ve emekli için temmuz ayı zam oranı daha da kritik hale geliyor. Ekonomi yönetiminin sıkılaşma adımları ve enflasyonla mücadele programı, Ankara kulislerinde ek zam beklentilerini azaltıyor ve talep seslerini güçlendiriyor.

BASK Genel Başkanı Mehmet Alper Öğretici, memur ve emeklilere ek zamla birlikte refah payı verilmesi gerektiğini dile getiriyor. Türk-İş’in mayıs verilerine göre açlık sınırı 35 bin lirayı, yoksulluk sınırı ise 114 bin lirayı aştı. Öğretici, söz konusu rakamları paylaşırken, mevcut gelirlerin giderek eridiğini vurguluyor ve sabit gelirli vatandaşların durumunun giderek zorlaştığını belirtiyor.




Bir ailenin temel ihtiyaçlarının karşılanması için gereken aylık gıda harcaması, 35 bin 174 liraya ulaştı. Gıda dışı giderler ile konut, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi kalemler de eklendiğinde toplam yoksulluk sınırı 114 bin 576 liraya çıktı. Bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti ise aylık 45 bin 488 liraya yükseldi.

Şu günlerde asgari ücretin 28 bin 75 lira, ortalama emekli maaşının 26 bin 54 lira, Bağ-Kur/SSK emekli maaşlarının yaklaşık 20 bin lira ve ortalama memur maaşının 63 bin liraya yakın olduğu bir durumda, sabit gelirli vatandaşlar nasıl bir yol izleyeceklerini sorguluyorlar.

Yoksulluk sınırı, açlık sınırını aşarken, en düşük emekli maaşıyla arasındaki fark da büyüyor. Mayıs ayı itibarıyla açlık sınırı 35 bin 174 liraya ulaşarak asgari ücretten 7 bin 99 lira fazla göründü. En düşük emekli maaşı ile açlık sınırı arasındaki fark 15 bin 174 liraya çıktı. Yoksulluk sınırının 114 bin 576 liraya yükselmesi ise asgari ücretin dört katına denk geliyor; ayrıca yoksulluk sınırı, en düşük emekli aylığının 5.7 katına kadar çıktı.