Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Zorlu Dönem ve Gelecek Vizyonu

Son Yıllarda Güçlü Bir Darbe Alan Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü, 2026 Sonuna Umutla Bakıyor

Son iki yıl içerisinde hızla artan maliyetler ve dolar kurunun yüzde 60’a varan yükselişi, tekstil ve hazır giyim sektörünü ciddi anlamda zor durumda bıraktı. Özellikle üretim maliyetlerinin yükselmesi ve rekabet gücünün azalmasıyla birlikte, sektör temsilcileri 2026 yılına umutla bakmaya başladı. 2022 yılında 21,2 milyar dolar seviyesinde olan hazır giyim ihracatı, 2024’te 17,9 milyar dolara kadar gerilemiş olsa da, sektör yeniden toparlanma sinyalleri vermeye başladı.




Ancak, son açıklanan şubat ayı verilerine göre, tekstil ve hazır giyim sektöründeki istihdam da 1 milyon seviyesinin altına inmiş durumda. Bu ciddi bir alarm zili olarak görülürken, sektör temsilcileri ise ayakta kalma mücadelesi veriyor. Birçok markanın Türkiye’den çıkış kararı aldığı ve sektörün “enflasyon faturasını biz ödedik” şeklinde ifadelerle dile getirildiği bu ortamda, sektörün sürdürülebilirliği büyük bir soru işareti olarak duruyor.

Sektör Temsilcilerinden Ekonomik Destek ve Çözüm Çağrısı

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Kurlardaki sürekli artışlar, sektörümüzün ayakta kalması adına kritik öneme sahip. Faiz oranlarının daha fazla yükselmemesi ve istikrarlı bir kur politikası sektörümüzü destekleyecek temel unsurlardır. Finansman maliyetleri yüksek seviyelerde seyrediyor ve bu durum, işletmelerin büyümesini engelliyor. Enflasyonun getirdiği yükü bizler taşıyoruz ve sektörde üretim kapasitesinin yaklaşık %30’unun kullanılmadığını görüyoruz. Mevcut siparişlerin azlığı nedeniyle atıl durumda bekleyen fabrikalarımız var,” dedi.

Gelecek Planları ve Ekonomik Politikalar Üzerine Tahminler

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş ise, “2024 yılı başından beri sektörümüzün ihracattaki kayıplarını telafi etmesi neredeyse imkânsız hale geldi. 2025’te toparlanmayı umduk, ancak bu gerçekleşmedi. 2026 yılına dair beklentimiz, döviz kurunun artmaya devam edeceği yönünde; ancak sektörün eski seviyelere ulaşması en erken 2026 yılının sonunu bulur,” diye özetledi.

Kur Seviyeleri ve Sektörün Direnci

Artık herhangi bir kur seviyesinin sektör açısından kurtarıcı olamayacağını savunan Sertbaş, “Dolar 40-45 TL seviyelerine çıksa dahi, sektörümüzü şu anki duruma getiren enflasyon ve maliyet artışları devam ettiği sürece, işler düzelmeyecek. Bu yıl hazır giyim ihracatında yüzde 10’luk bir düşüş bile, başarı olarak görülebilir. Artış imkânsız, enflasyon kontrol altına alınmazsa ve girdilerimiz artmaya devam ederse, dibi gördük diyebiliriz. Artık hazır giyim sektörünü bırakmak zorundayız,” şeklinde görüşlerini dile getirdi.

Maliyet Artışları ve Sektördeki Zorluklar

Deprem bölgesinde faaliyet gösteren ve yatırımlarıyla öne çıkan Gelişim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Akçay, maliyetlerinin yaklaşık 2.7 kat arttığını ve bunun sektörü ayakta tutmayı imkânsız hale getirdiğini belirtti. Akçay, “Deprem bölgesinde yaptığımız yatırım, başlangıçta 750 kişilik istihdam hedefiyle planlandı. Ancak şu anda bu sayı 380’e geriledi ve önümüzdeki dönemde daha da azaltmayı planlıyoruz. İstanbul’daki yaklaşık 700 kişilik çalışan sayımız da şu an 550 civarında ve bu sayıyı 200’e indirmeyi düşünüyoruz. Dolar bazında maliyet artışımız 2.7 katı buldu. Bu koşullarda sektörün sürdürülebilmesi mümkün değil. Önümüzdeki yıl, birçok markanın siparişleri tamamen durabilir,” dedi.