Türkiye Ekonomisinde 2018 Sonrası Finansal Tıkanıklık: Enflasyon, Faiz ve Yaşam Maliyetleri
2018 yılında başlayan kur krizinin ardından faizin yükseldiği ve politik söylemlerin belirleyici olduğu süreç, sonraki yıllarda toplumun farklı katmanlarını derinden etkiledi. Dolar 4.76 seviyesinde, Euro 5.50’de seyrederken, faiz oranı %17.75’i gördü ve tüketim maddelerinin fiyatları günlük yaşamı bütünüyle değiştirdi. Bu dönemde domatesin kilosu, etin kilogramı ve diğer temel giderler artarken, açlık ve yoksulluk sınırları da yükseldi; milyonlarca emekli ve asgari ücretli için yaşam mücadelesi ağırlaştı.
SOSYAL MEDYADA BÖYLE ANLATILDI ENFLASYONDA TARİHİ REKOR Pandemiyi de kapsayan bu yedi yıllık süreç, Haziran 2018’de %15.39 olan enflasyonun 2022’de %85.51’e yükselerek eşsiz bir rekor kırmasına yol açtı. Ekonomi yönetiminin hedefleri sık sık revize etmek zorunda kalırken, enflasyonla mücadeleye ilişkin eleştiriler de yoğunlaştı. Faizler ise %17.75’lik politika faiziyle başladığı uzun bir süreçte zamanla %50’ye kadar yükseldi; Aralık 2024 itibarıyla ise indirimler dikkat çekti. “Yetkiyi böyle istemişti” ifadesiyle hatırlanan dönemde görüşler geniş ölçüde tartışıldı.
Her kategoride %1.000’e varan zamlar gündeme geldi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre enflasyon sepetinin büyüklüğü ve içerdiği ürünler önemli farklar yarattı. Haziran 2018’de 1.686 TL olan bir çamaşır makinası, yaklaşık 1.5K zam ile bugün ortalama 27.000 TL civarında satılıyor. Aynı dönemde bir kilogram zeytinin fiyatı 22 TL’den 370 TL’ye yükseldi. 7 yıllık süreçte ayçiçek yağı litresi 8.6 TL’den 179 TL’ye çıkarak %1.992’lik artış gösterdi ve o dönemde 125.000 TL’ye alınan bir otomobil bugün yaklaşık 1.3 milyon TL değer kazanmış durumda.