Türkiye’de Tıbbi ve Endüstriyel Kenevir Düzenlemesi ve Toplumsal Tartışmalar
Gelişen Hukuki Düzenlemeler ve Toplumsal Endişeler
Son günlerde TBMM’de kabul edilen ve yasalaşan yeni kanun teklifi, kenevirden elde edilen çeşitli ürünlerin eczanelerde satışını ve sağlık alanındaki kullanımını kapsayan önemli düzenlemeleri beraberinde getirdi. Bu düzenleme, ülkemizde tıbbi kenevir ürünlerinin kullanımını resmi olarak hukuki zemine oturturken, aynı zamanda endüstriyel ve kişisel bakım ürünleri gibi farklı alanlarda da üretim ve satış imkanlarını genişletti. Ancak, bu adım muhalefet ve uzman çevreler tarafından ciddi itirazlara neden oldu. Dünya genelinde en fazla afyon üretimi ve bağımlılık oranlarıyla bilinen Afganistan’da, bağımlılıkla mücadele devam ederken, Türkiye’de de tıbbi amaçlı kenevir kullanımının yasallaşması, toplumsal ve sağlık açısından çeşitli endişeleri beraberinde getirdi.
Türkiye Psikiyatri Derneği, bu yeni düzenlemenin olası yan etkileri ve riskleri konusunda uyarılarda bulunarak, kullanımın dikkatli ve denetimli olması gerektiğini vurguladı. Dernek, maddelerin bağımlılık davranışını pekiştirmede önemli rol oynadığını ve kolay ulaşılabilir hale gelmesinin, ilaç bağımlılığı ve madde kullanımı risklerini artıracağı konusunda ciddi endişelerini dile getirdi.
Sağlık Profesyonellerinden ve Uzmanlardan Gelen Uyarılar
Türkiye Cumhuriyeti TBMM’deki Para Politikası programına katılan CHP milletvekili ve doktor Aylin Yaman, bu düzenlemenin detaylarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yaman, “Mevcut yasalarda zaten kenevirden elde edilen maddelerin kullanımı ve üretimi izinliydi. Ancak yeni düzenlemede, bu maddelerin tıbbi ürün, sağlık destek ürünü ve kişisel bakım ürünleri gibi alanlarda kullanılmasına izin verildi. Ürünlerin tam olarak ne olduğunu, detaylandırılmadı ve ucu açık bir şekilde sunuldu. Bu durum, ürünlerin hangi amaçla kullanılacağı ve nasıl denetleneceği konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor” dedi.
Yaman, “Uygulamada, zaten var olan kenevir üretimi ve dağıtımı Tarım Bakanlığı kontrolünde yürütülüyor. Ancak iktidar, bu yeni düzenlemenin arkasında yatan gerçek motivasyonun ekonomik çıkarlar ve pazar payını artırma arzusu olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, bu düzenlemenin, kenevirin tıbbi kullanımı kadar, piyasa ve ekonomik kazanç odaklı bir yaklaşım içerdiğine dikkat çekiyor” şeklinde konuştu.
Uzman Görüşleri ve Sağlıkta Riskler
Prof. Dr. Kayıhan Pala, bu düzenlemenin sağlık açısından ciddi sorgulamaları beraberinde getirmesi gerektiğine dikkat çekti. “Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlar, kenevirin tıbbi kullanımına izin verirken, bu ürünlerin kontrol edilmesi ve uzman görüşleri alınması şarttır. Özellikle Türk Psikiyatri Derneği ve Türk Toraks Derneği gibi meslek kuruluşlarının görüşleri, bu noktada göz ardı edilmemelidir. Kenevir ve türevlerinin, akciğer hastalıkları ve bağımlılık riskleri taşıdığı bilinmektedir. Bu nedenle, hekimlerin ve uzmanların görüşleri alınmadan, bu ürünlerin piyasaya sürülmesi, toplum sağlığını ciddi biçimde tehdit edebilir” dedi.
Yine, uzmanlar, kişisel bakım ve gıda takviyesi ürünleri kapsamında satılacak olan bu maddelerin, denetimsizlik ve bilinçsiz kullanım nedeniyle, sağlık açısından beklenmedik olumsuz sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıyorlar. Ayrıca, bu ürünlerin reçete zorunluluğu ve kullanım sınırlarının belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Ekonomik Çıkarlar ve Piyasa Endişeleri
CHP Bursa Milletvekili ve halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, bu düzenlemenin, ülkemizdeki piyasa ve ekonomik çıkarlar doğrultusunda hazırlandığını belirtti. Pala, “Sağlıkla ilgili mevzuatlarda, Sağlık Bakanlığı’nın koordinasyonunda hareket edilmesi gerekirken, bu düzenlemenin Sanayi ve Tarım Bakanlıkları tarafından gündeme getirilmesi, ciddi bir çelişki oluşturuyor. Bakanlar Kurulu ve iktidar kanadının, bu düzenlemenin arkasında yatan gerçek motivasyonunun ekonomik kazanç ve pazar büyütme olduğunu açıkça ifade ettiği görülüyor” dedi.
Türkiye’deki bağımlıların önemli bir bölümünün, %80’den fazlasının kenevirden elde edilen esrar bağımlısı olduğu bilinirken, Sağlık Bakanlığı’nın bu gerçeği gizleme çabaları eleştiriliyor. Pala, “Türkiye’de bağımlılık ile mücadelede, özellikle uyuşturucu kullanımında ciddi sorunlar yaşanıyor. Hükümet, bu gerçekleri görmezden gelerek, piyasa ve ekonomik çıkarlar doğrultusunda hareket ediyor” şeklinde konuştu.
Geleceğe Dair Endişeler ve Kapanış
Son olarak, uzmanlar, Türkiye’de bilindik holdinglerin ve büyük şirketlerin, bu yeni pazardan pay kapmak için hazırlıklar yaptığına dair bilgiler olduğunu belirtiyorlar. Bu durumun, tıbbi değil, daha çok endüstriyel ve ticari amaçlarla kullanılacak kenevir ürünlerinin yaygınlaşmasına zemin hazırlayacağı endişesi taşıyorlar. Ayrıca, narkotik ve emniyet güçleri, bu düzenlemenin, uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadelede yeni zorluklar doğurabileceği konusunda kaygılarını dile getiriyorlar.
CHP’li Yaman, “Bağımlılık tedavisinde ciddi eksiklikler ve ilaç yetersizlikleri bulunuyor. Sanki masum bir vitaminmiş gibi eczanelerden satılan bu ürünler, hekimlerin reçete etmesi ve reçete kontrolü olmadan, bağımlıların ve gençlerin kolayca ulaşabileceği hale gelebilir. Bu nedenle, tüm uzmanların, STK’ların ve toplumun görüşleri alınmadan bu düzenlemenin hayata geçirilmesi, büyük riskler barındırıyor” diyerek sözlerini tamamladı.