Türkiye’nin Varlık Yönetimi ve Özelleştirme Planlarına Yeni Bakış: Köprüler ve Otoyollar Üzerindeki Tartışmalar

İstanbul Boğazı’ndaki iki köprü ile bazı otoyolların özelleştirilmesi konusundaki tartışmalar sürüyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu’nun soru önergesine ilişkin sorulara cevap verdi. Bakan Şimşek, 2026 Orta Vadeli Programı’ndaki özelleştirme gelir hedefinin bu projelerle bağlantılı olmadığını belirtti; ancak özelleştirme gelirleri, harcamalar ve satılan kamu varlıklarına dair bazı soruları yanıtlamadı. Şimşek, 2026’daki gelirin geçmiş yıllarda yapılan özelleştirmelerden gelen taksit ödemeleri ile 2026’da imzalanması öngörülen sözleşmelerin peşinatlarından oluştuğunu ifade etti.

Kamu kaynağı taleplerine yanıt Karasu, 2022-2025 yılları arasında gerçekleştirilen özelleştirmelerden elde edilen toplam gelir, satılan kamuya ait araç ve taşınmazların sayısı ile danışmanlık, denetim ve reklam harcamalarına ilişkin rakamsal bilgi taleplerine yanıt alınamadığını söyledi. Şimşek ise Cumhurbaşkanlığı’na ait uçak ve araç filo sayısı ile bu filonun kamuya maliyetine ilişkin sorulara da cevap verilmediğini belirtti.

Kamu varlıkları ile gelecek kuşaklar konusunda Karasu, İstanbul’daki köprüler ile 7 otoyolun özelleştirilmesine dair planların bugün daha net göründüğünü ifade etti. Satılacağı belirtilen varlıkların yıllık gelirinin yaklaşık 600 milyon dolar olduğunu hatırlattı; “600 milyon dolarlık değerin 3 milyar dolarlık peşinini almak için 25 yıllık getiriden vazgeçiliyor” diye eleştirdi. Beş yıllık gelir karşılığında memleketin uzun vadeli kazancını elden çıkarma çabasını, Genel Başkanımızın ifade ettiği gibi bozguna uğramış bir yaklaşım olarak nitelendirdi. Erdoğan’ın 2012’de aynı varlıklar için 7 milyar dolar sınırını aşmayan bir satışa “vatan hainliği” dediğini hatırlatan Karasu, bugün bu varlıkları 3 milyar dolara vermeye çalışmanın da milletin hakkını inkâr etmek anlamına geldiğini savundu. Köprüler ve otoyolların amacı “günlük kurtarmak” için değil, gelecek kuşakların hakkını güvence altına almak için korunur. Karasu, yanlış bir adımı durdurmak adına sessiz kalmayacaklarını ve milletin malını peşkeş çektirmek istemediklerini açıkladı.