Unutmanın Zekayla İlişkisi: Hafıza Kaybı ve Zeka
Unutmanın Zekayla İlişkisi
Anahtarlarınızı, randevularınızı ya da doğum günlerinizi unuttuğunuzda, bu durum genellikle bilişsel zayıflıkla ilişkilendirilir. Ancak, Kanadalı nörobilimciler Paul Frankland ve Blake Richards, bu konudaki şaşırtıcı bir gerçeği ortaya koyuyorlar. Neuron dergisinde yayımlanan çalışmaları, unutmanın aslında hafıza kusuru değil, beynin zekayı destekleyen önemli bir işlevi olduğunu savunuyor.
Dr. Frédéric Saldmann, "Vital!" adlı kitabında (Albin Michel), Toronto Üniversitesi'ndeki araştırmacıların bu görüşünü destekliyor. Hafıza Kaybının Önemi Dr. Saldmann, "Bir şeyi, örneğin isimleri veya yerleri hatırlamıyorsanız hemen paniğe kapılmayın" diyerek sakin olmanın önemini vurguluyor. "Aklımıza genellikle Alzheimer hastalığı veya diğer dejeneratif hastalıklar gibi endişe verici durumlar gelse de, çoğu zaman durum böyle değildir." Alzheimer hastalığında hafıza problemleri, hastanın günlük işlevlerini etkileyebilecek seviyelere ulaşırken, küçük şeyleri unutmak ve sonradan hatırlamak normal bir durumdur.
Unutma, eğer unutmak istediğiniz bilgiler günlük yaşamınıza ve projelerinize gerçek anlamda bir etkisi olmuyorsa, genellikle zararsız ve hatta faydalı olabilir. Dr. Saldmann, "Hafızanızda yer açarak, önemsiz detayları silmenize ve önemli olanlara odaklanarak etkili kararlar almanızı sağlar" diyor. Unutma, tıpkı bilgisayar sabit disklerinin yeni verileri depolamak için eski verileri silmesi gibi, beyninizin gereksiz bilgileri ortadan kaldırarak daha verimli çalışmasına yardımcı olur.
Hafıza Kaybı ve Zeka
Araştırmada, "Zeki bir beyin her şeyi hatırlayan değil, gereksiz bilgileri eleyerek önemli olanlara odaklanabilen beyindir" ifadesinin altı çiziliyor. Bu nedenle hafıza kaybı, zekayı harekete geçirebilir. Peki, bu paradoks nasıl açıklanabilir? Araştırmacılar, unutmanın gereksiz bilgileri ayıklamamıza ve beyin fonksiyonlarımızı optimize etmemize yardımcı olduğunu belirtiyorlar. Çelişkili bilgilerin birikmesinden kaçınmak, karar alma süreçlerinde önemli verilerin öne çıkmasına olanak tanır.
Unutma, gereksiz detaylarda takılmak yerine bir adım geri çekilmemizi sağlar ve bu da karmaşık sorunların çözümünü büyük ölçüde kolaylaştırır. Bilgileri filtreleyerek sadece gerekli olanları hatırlayabilen kişiler, değişen koşullara daha iyi uyum sağlamakta ve stratejik karar almada avantajlı hale gelmektedirler. Araştırmalar, beynin belirli bilgileri sınıflandırıp unutarak bilişsel aşırı yüklenmeyi engellediğini ve entelektüel esnekliği artırdığını ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak, unutma beynin bir hatası değil, aksine çevremize uyum sağlamamıza yardımcı olan temel bir işlevdir. Bazen zihniniz acı verici anıları silmeyi tercih edebilir ve bu da size rahatlama sağlayabilir. Eğer bir gün bir kişinin, bir filmin veya bir şarkıcının adını unutursanız, kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Hafızam neden bunu geçici olarak unuttu?" Belki de bilinçaltınız, size bir mesaj iletmeye çalışıyordur. Bir dahaki sefere, bir filmin adını veya bir iş arkadaşınızın adını unuttuğunuzda, kendinizi fazla suçlamayın. Çünkü büyük ihtimalle bu, zekâ seviyenizin daha yüksek olduğunu gösteriyor.