Venezuela ve ABD Gerginliği: Maduro-But Ankara’da DEAŞ mı? Uluslararası Gündemin Gölgelerinde Bir Analiz

ABD tarafından terörist olarak ilan edildiği duyurulan Nicolás Maduro’nun yönetimindeki Venezuela, Karayipler kıyılarında uluslararası gerilimin odak noktası haline geldi. Kararlı bir hava sahası içinde uçuşunu sürdüren B-52 bombardıman uçağı, Washington’ın NOTAM bildirisi sonrası sivil uçuşları geçici olarak durdurdu. Uçak, bomboş hava sahasında hareket ederken bölgedeki tansiyonu yükseltti ve yakın bir savaşın işaretlerini taşıdı.




Trump yönetimiyle Maduro arasındaki sözlü temaslar, gerilimin tırmanışına rağmen doğrudan bir harekete dönüşmedi. Başkan, Maduro ile görüşmeyi kabul ettiğini bildirdi; ancak bu temaslar, ABD’nin Venezuela’ya yönelik geniş çaplı bir saldırıya başlamadan önce diplomasinin sonuç vereceği varsayımıyla ilerliyor. Yetkililer, tüm tarafların şu an için doğrudan bir müdahale planı olmadığını ancak diplomasinin başarısız olması halinde askeri seçeneklerin devreye girebileceğini belirtiyorlar. Uyuşturucu taşıyan teknelerin hedef alınacağı yönünde açıklamalar da konuşmalarda altını çizdi.

DİPLOMASİ SONUÇ VERMEZSE, ASKERİ HAZIRLIKLAR DEVAM EDİLECEK Uyuşturucu kaçakçılığına karşı yürütülen operasyonlar kapsamında Karayipler genelinde 21 füze saldırısı gerçekleştirildi ve operasyonun etkisi olarak birçok kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Orgeneral Dan Caine’in Puerto Rico ziyaretinin, bölgede konuşlu yaklaşık 10 bin asker ve pilotun varlığını güçlendirdiği belirtiliyor. Beyaz Saray’dan gelen açıklamada, operasyonların Maduro’yu öldürmeyi amaçlamadığı, ancak uyuşturucu trafiğini engellemeye odaklandığı vurgulandı. Maduro’nun gitmesi halinde bile milletler arası dayanışmanın sürdürüleceği ifade edildi.




TRUMP’IN ASIL HEDEFİ NE? Görüşmelerin ne zaman başlayacağı henüz netleşmedi; planlama aşamasında olduğu belirtiliyor. Başkan için iki temel kazanç hedefi öne çıkıyor: Venezüella’daki zengin petrol rezervleri ve Maduro’nun görevden çekilmesi. ABD’nin kısa süre önce petrol rezervlerini ülke ile paylaşması, ancak Maduro’nun başkanlık koltuğunu bırakmaması için direnci, bu hedefleri daha da belirginleştiriyor. Geçmişte Maduro’nun seçim zaferinin ardından ABD’nin askeri müdahalesi talebi gündeme gelsede, şu anki tabloya göre bölgedeki askeri güçler yeniden konuşlandırılmış durumda. Axios’a göre, Maduro’nun gelecekte “uyuşturucu kaçakçılığını durduran başkan” olarak anılması, Trump’ın ana vizyonları arasında yer alıyor.